I.
Belki elin elime değmeden
El/vedasız bir gidiş y/aşarız
Nefesi tükenmiş tanrılar gibi
Göçüp gideriz bu diyardan
Bu alışılmış sevdadan.
her türlü alışkanlığımdan
vazgeçebildim
es geçebildim içinde
sen olmayan herşeye
ama bir türlü seni sevmekten
seni asla terketmedim.
Seni yalnızca kendime terkettim
Sonra kendi kendime terkoldum...
seni Uykularıma terk etmenin
heyecanını yaşarken düşlerimde
zalimcesine terki diyar oldum...
Tek bir gerçeğim kaldı,
Sen yoksun yanımda
Ne kadar çaresiz kaldığımı
bu Sabah uyanınca anladım.
Bir an rüyalar bozuldu,
Senle bir hayalin varlığında
O benim yaşam adım,
ama ben onu yaşam(adım) ...
Bir hata gibi seni saklarken
hırsızlığın yanlış olduğuna bir an şaşam’adım.
Berlin duvarı özlemini birgün bile aşamadım.
Ve duyguda bölündük...
Güya memleketçe,
Tek vatan, tek millet göründük
En çokta ölümlerde bölündük
Bazen Alevi
Bu sabah alarımı ben uyandırdım.
Sanırım yine uyumayı unutmuşum.
Bu defa çok halsizim
Başımda bir garip fırtına
davul çalar gibi zonklar..
Gözlerimde ihtiyarlanan sıcak bir rüzgar.
yıllardır çocukluk oyunu gibi,
arkana bakmadan gidişini nöbetler...
oyuncak olurum,
demincek sandığım dünkü gidişlerine.
Mezopotamya'ma güneş gibi açılan
Ve newroz newroz tenime körüklenen
Özgürlüğümü başımdan alan son hevalim
Aklıma aklıma dolanan
Büyüleyici bakışların yalan mı?
söyle...?
Ne kadar zordur yalnızlıkla yalnızlaşmak.
Yaşanılmazdır güldereyim derken
nefretle karşılanmak.
Bunun bir adı varmıdır
Bu başımda çığlaşan...
göz yapayım derken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!