NE DURUYORSUN
Yürürüm
Yorgunluğumun tünelinde boylu boyunca
Bir yanımda sen bir yanımda hüzün
Bir tablo gibi
MAHREM
Ne zaman bir yumurta haşlasam
Sen gelirsin aklıma,
Çünkü senden öğrendim
Üstten delinmesi gerektiğini
Sana bir buket yaptım kır çiçeklerinden,
Beklerken seni, sevgin gibi birdenbire soldular.
Sarı papatya, kar tanesi çiçekler,
Yüreğimde sevdan gibi öldüler.
İster kaldır at çöp bidonuna
İster koy vazona belki açarlar diye
İçimdeki hasreti söndürmedikçe
Ters giden talihimi döndürmedikçe
Hiç gülmemiş yüzümü güldürmedikçe
Kırgınım sana Tanrı’m hem de çok kırgın.
Dualarımdan adın düşmedi senin
Bitsin artık şu baş ağrım
Titreyen vücudumda sen
Parmak uçlarımda kırmızı mürekkep izleri.
Kalbim hâlâ perişan
Avare ve bîçare şu gönlüm.
İna, Kırşehir sokakları kapkaranlık
Ferhat gibi dağları delmek ne demek,
Tümsek bile kalmadı bitti sayende.
Boşa gitti sevgiye verdiğim emek,
Senin gibi kalmadı şimdi alemde.
KÂBUS
Bu gün rüyamda gördüm seni
Her tarafın yara bere içindeydi
Ama senin için ne gam
Yine tüm mağrur tavırlarınla
Ne kırgınlığa ne nefrete
Ne kızgınlığa yer ver gönlünde
Ama eksik olmasın sevgiler dayanamam.
Yanındayken özlemen lâzım değil.
Sadece sevmeyi bil
Sevmeyi unutma sakın
HOŞ GELDİN
Ne kırgınlığa ne nefrete
Ne kızgınlığa yer ver gönlünde
Ama eksik olmasın sevgiler dayanamam.
Yanındayken özlemen lâzım değil.
Unuttum sanma sakın, anın kaldı içimde,
Binlerce kez sevdim de,böylesini tatmadım.
Sana çarpan kalbimi yaktın başka biçimde,
Atmadım resimleri, seni hiç unutmadım.
İzzet Selçuk Cumaoğlu 1953 Kayseri doğumludur. İlk, orta ve liseyi Kırşehir'de okumuştur. Gazi Üniversitesi Elektrik Fakültesini 1978'de bitirmiş, Türk Telekom'da Grup Baş Mühendisi olarak çalışmıştır. Yakalandığı kanser illetine yenik düşerek hayatını kaybetmiştir.