Yorgunum, kırgın olduğum kadar
Sevdanın peşinde koşmaktan
Kırgınım, yorgun olduğum kadar
Beni yalnızlığımın kollarına bırakmandan.
Hırçınım, uysallığım kadar
Sana kavuşamamdan.
Her aklına gelişimde
Her dalışında gözlerinin
Bil ki seni düşünüyorum.
Her basışında kaldırımların
Yamru yumru döşenmiş
Bir yosma gibi
Tatlı tebessümünü beklerken senin
Çatarak kaşlarını, kaçıp da gittin.
Okşarken saçlarımı, titrerdi elin,
Yüzüme tokadını atıp da gittin.
Gelir mi ki geriye giden zamanlar,
“Unut” demiştin bana, “düşünme beni”
Unutamam sanırdım seni güzelim.
Hayaline dalarken ıslak gözlerim,
Hiç tükenmez sanırdım sana özlemim.
Kahrolurdum andıkça hırçın gözleri
Yorgunluğu benim kadar bilmezsin,
Şarkıları yürekten hiç dinlemedin ki,
Sevginin özüne inmedin ki hiç.
Sen benim kadar sevemedin,
Yorgunluğu benim kadar bilemezsin.
Kaç gece karanlıkla örtündün,
Gel gidelim seninle
Mavi mavi bakan gölün kıyısına.
Sazların bizim için söylediği
Ve rüzgarların eşlik ettiği
O güzel şarkıyı birlikte dinleyelim
Eskisi gibi.
Sararmış resimlere baktım yine dün gece,
Kimi resim kırılmış, kimi artık yırtılmış,
Yaş doldu gözlerime, keder çöktü içime,
Anılar hüzün oldu, hıçkırıklar kördüğüm.
Ellerimiz birleşmiş, yüzümüz umut dolu,
Saplanıp kaldı aklım kör bir çıkmaza,
Girdaba düşmüş gibi döner dururum.
Yağmurdan medet uman akasya gibi,
Beklerken sevgi senden, kurur dururum.
Halim nicedir benim, var mı haberin,
Tavşan dağa küsmüş de, dağlar gücenmiş
Senin benden haberin var mı vicdansız.
Yaşın kemale ermiş ömrün tükenmiş,
İnsafa gelmemişsin daha vicdansız.
Kurumuş dudakların öpmek bilmiyor,
YILDIZLARI SAYMAK
Sen her mevsim açan gonca gül idin
Gönlümdeki esip duran yel idin
Sevda dolu yüreğimde göl idin
Tufan oldu akıp gittin sel oldun
İzzet Selçuk Cumaoğlu 1953 Kayseri doğumludur. İlk, orta ve liseyi Kırşehir'de okumuştur. Gazi Üniversitesi Elektrik Fakültesini 1978'de bitirmiş, Türk Telekom'da Grup Baş Mühendisi olarak çalışmıştır. Yakalandığı kanser illetine yenik düşerek hayatını kaybetmiştir.