Dedim gül cemalin güneşe benzer
Dedi bal akıyor dilinden anzer
Dedim o bakışın yüreğim ezer
Dedi Merhemini sürmen gerekir.
Dedim bir meleği andırır yüzün
Uykusuz geçenin yorgun sabahı
Gidiyom çaresiz sonsuz meçhule
Beyaz bir elbise giydim üstüme
Gidiyom çaresiz sonsuz meçhule
Feleğin atına bindim inemem
İkimizden birisi gitmeli bu şehirden
Sen kal ben Ankara yı yakıp da gidiyorum
Mutlu olamayız yok ümidim yok yarından
Gözyaşımı içime döküp de gidiyorum
Ben bilirim, kanayan o gönül yarasını.
Bu yarayı saracak olan gönüllü gelsin.
İçimde dinmeyen sol yanımın acısına,
Merhemini sürecek olan gönüllü gelsin.
Şu yalan dünya ya geldim geleli
Acıya karışmış günleri gördüm
Ne zaman kendimi bildim bileli
Güzelmiş demeyin yeşilliğine,
Meyvesi olmayan daldan banane.
Güzel açıyormuş gül bahçesinde,
Benim olmayan gülden banane.
Hasta yatağından aradı beni
Ölmeden yanıma gel diyor bana
Can gözüyle görmek muradım seni
Bir tek arzum budur bil diyor bana
Neye üzülüyorum, biliyor musun?
En çok değer verip sevdiklerim sırtımdan vurdu ya, ondandır tüm hayal kırıklığımın sebebi.
Üzülme deme bana.
Ben üzülmeyi çoktan bir kenara bıraktım. İçimdeki ben, ben ile savaşıyorum yıllardır; ne yenildim, ne de yendim.
Karardı şu dünyam koptu fırtına
Gülmeyi özledim anam gülmeyi
Poyraz esen ruzgar aldı sırtına
Gülmeyi özledim anam gülmeyi
Hasretin içimden birşey söküyor
Yırt gayri resmimi. bakınıp durma
Vazgeçilmez biri değilim gülüm
Hatırlayıp adım. bir daha sorma
Vazgeçilmez biri değilim gülüm
Gönül toprağıma. kaç mezar kazdım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!