Yastığa damlarken hüzünlü yaşım
Aklımda yine sen vardın esmerim
Zehire dönerken ekmeğim aşım
Yüreğimde yanan hardın esmerim
Gittiğin o günden beri ağlarım
Hadi, müsaade et de şu gözlerim ağlasın;
İçine akıtmayı bırak, ey deli gönlüm!
Hasretim gecelere düşüp de çağlasın,
Biz yine de hayaller kuralım, ey deli gönlüm.
FARKINDA MISIN,
Gençliğimiz bir kuş misali uçup gitti
Yaşadığımız yılların farkındamısın
Çocukluğumuz siyah beyaz resimlerde kaldı
Zaman içinde zaman,süzülüp giderken avuçlarımızdan gözümüzden bir
Herşeyi mi alıp götürdün benden
Neyim kaldı ki ne istersin felek
Kaçıp da kurtulam dedim elinden
Tutup da çarkına atarsın felek
Tat almadım birgün ekmek aşından
Hele bak kim alim kim zalim bilinmez olmuş
Herkes bir yol tutturmuş nere gidiyor gardaş
Müslümanım çok şükür demek dillerde kalmış
Müslüman müslümana zulüm ediyor gardaş
İnsanlar bilgin amma dini uygulayan yok
Bırakın onları sürsün sefayı
Yokluğa sunağı bandı gariban
Zengin bilmez yoksul bilir cefayı
Zemheri soğunda yandı gariban.
Ekmeği bulsada katık bulamaz
Senin bu verdiğin acı acımı
Acının hasını gör Gayretli de
Hissetmem yolsan da tel tel saçımı
Yapılan zulümler sır Gayetli de
Suratı bu yüzden asık gülemez
Yanan yüreğimi söndüreçeksen
Durma öyle koşar adımlarla gel
Akan gözyaşı mı dindireceksen
Durma öyle koşar adımlarla gel
Ayrılık acısı vardır yüzümde
Yirmi bir Temmuztu sabahın dördü
O gün gönlümüzün sultanı doğdu
Evimize huzur mutluluk doldu
Gelinmi oluyor biricik KIZIM
Kalbimin mukaddes yerinde yerin
Farkına varmadın akılsız başım
Su misali akıp gitti gençliğim
Bilmedim kırkaltı ya gelmiş yaşım
Rüzgar gibi esip gitti gençliğim
Hoyratça vermişim ömrümü yele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!