İsyan Büyüyor Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4859

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

İsyan Büyüyor

Zulmü taşımam kanayan yaramda,
Ateşler yanar bu karanlık damda,
İsyan büyüyor kuruyan dünyamda.
*
Mazlumu kana doymadan ezenler,
Zalimin safı içinde gezenler,
Halkın kanıyla hududu çizenler.
*
Kopuyor fırtına çok ta derinden,
Dağlar sarsıldı kökünden yerinden,
Çıkıyor herkes eski siperinden.
*
Başlıyor bitmeyen çetin savaşlar,
Zaman daralır ve gün de yavaşlar,
Korkuyu sarar amansız telaşlar.
*
Büyür içimde hakkın bu kavgası,
Söner mi sandın fakirin sevdası,
Haklı olanın bitmezmiş davası.
*
Silah elinde pusuya dururlar,
Acımadan da sırtından vururlar,
Zalimi nefret içinde korurlar.
*
Emek çalarak pazarda satarlar,
Haram kazançla köşede yatarlar,
Zehrini masum aşına katarlar.
*
Sessizce biter o zifir geceler,
Dilimden düşmez hiç isyan heceler,
Ayağa kalktı ezilen niceler.
*
Saraylarında yaşayan zorbalar,
Altın doludur o kara torbalar,
Zehirle dolu kaynayan çorbalar.
*
Yıkılsın tahtlar kökünden devrilsin,
Masumun ahı hesaba evrilsin,
Namlular artık zalime çevrilsin.
*
Bir isyan koptu sokaklar sesinde,
Hücreler yandı canın nefesinde,
Tutsaklık biter demir kafesinde.
*
Dağları yırtıp karanlık delenler,
Mazlum yüzünden yaşları silenler,
Kahrolsun artık milleti bölenler.
*
Kapanır elbet bu karanlık çağlar,
Acıyla dolan sivil yürek ağlar,
Düşmana geçit vermez yüce dağlar.
*
Ölen çocuklar henüz genç yaşında,
Hainler bekleşir sınır başında,
Kanlar damlıyor mezarın taşında.
*
Umut boğulur mu sokak tozuyla?
Acıyı çektik hep yüksek dozuyla,
Oynadı herkes o hain kozuyla.
*
Çok soğuk geçti bu yabancı diyar,
Kimler ölürken kim çığlığı duyar?
Zenginler sadece kendine uyar.
*
Yürürüz elbet atalar izinden,
Vurulup düştük o yorgun dizinden,
Asla dönmeyiz biz dava sözünden.
*
Zorlu hedefler inançla aşılır,
Sahte dostların kibrine şaşılır,
Tarihin yükü omuzda taşınır.
*
Hep uzaklara dalıp gider gözler,
Yürekte yanar sönmek bilmez közler,
Tükendi bitti umut veren sözler.
*
Köle satarak kurdular bir pazar,
İşçiye kazıldı koca bir mezar,
Bu destanı ancak kayarto yazar.
*
Demir dişliler sanayi çağında,
Güller kurudu zenginin bağında,
Kurtlar uluyor isyanın dağında.
*
Şehirleri hep ateşle yakanlar,
Yoksul halkına tepeden bakanlar,
Zulme susarak sel olup akanlar.
*
Sömürü çarkı asla geri gitmez,
Ezilenlerin davası da yitmez,
Devrim inancı bu yürekte bitmez.
*
Bedenleri sarar tüm o acılar,
Dinmek bilmiyor bu keskin sancılar,
Dünyada doymadı mülke hancılar.
*
Fırtına koptu dalgalı denizde,
Korkudan eser bulunmaz ki bizde,
Yürürüz elbet bu aydınlık izde.
*
Güneşle birlikte dağlar yanarken,
Açılan yaralar durmaz kanarken,
Şehitleri hep saygıyla anarken.
*
Cebini doldurur kanlı soysuzlar,
İşçiye bağırır kaba huysuzlar,
Çölde bırakıldı bütün susuzlar.
*
Eşkıyalar kesmiş tüm yollarını,
Bağlamışlar mazlumun kollarını,
Yazmışlar acı dolu sonlarını.
*
Yerde yatanlar bir anda dirilir,
Meydanlara kara örtü serilir,
Kanımızla hak bedeli verilir.
*
Gökyüzüne yükselsin hep ağıtlar,
Yalanlarla dolmuş beyaz kağıtlar,
Askerleri taşıyor bak taşıtlar.
*
Üstümüzde döner kirli oyunlar,
Cellada uzanmış narin boyunlar,
Sanırlar ki halkı sessiz koyunlar.
*
Toprağa nefret tohumu ekerler,
Zindanlarda acıları çekerler,
Meydanlara masum kanı dökerler.
*
Bıktık artık dökülen kızıl kandan,
Vazgeçtik biz artık o tatlı candan,
Baskı gelir durmadan dört bir yandan.
*
İsyan koptu direnişin gücüyle,
Düşmana vururuz hakkın öcüyle,
Namlunun o soğuk kanlı ucuyla.
*
Yiğidin kalbi korkusuzca atar,
Zulmedenler o derin kana batar,
Hainler de zulmü zulüme katar.
*
Saldırırlar hınçla kanlı dişiyle,
Mazlumlar boğuşur ağır işiyle,
Zindanlar dolduruldu çok kişiyle.
*
Duyulur uzaktan kurşun sesleri,
Kesilir masumların nefesleri,
Yarım kalmış gençlerin hevesleri.
*
Yazıldı kanla çok acı bir yasa,
İçimizde büyüdü kara tasa,
Adaleti sattı kurulan masa.
*
Çöktü üstümüze yıkılan çatı,
Şahlandı isyanın yılmayan atı,
Merhamet bekleme yürekler katı.
*
Yıkılacak o aşılamaz duvar,
Bozkırın yiğidi düşmanı savar,
Bu devrim seli de zalimi kovar.
*
Kapanmaz göğsümün derin yarası,
Zalimlerin bitmez bu yüz karası,
Geldi hesap sorma o hak sırası.
*
Bu dünyadan haksız yere göçenler,
Zindanlarda zehir suyu içenler,
Emeği tarlada ucuz biçenler.
*
Dağıldı evler sönüyor ocaklar,
Yetim doldu o sımsıcak kucaklar,
Sırtımıza saplandı kör bıçaklar.
*
Sömürü düzeni vahşet eseri,
Sokakta turluyor patron serseri,
Korkmaz kayartonun şanlı neferi.
*
Engeller kurulur ama aşılmaz,
Zenginin çaldığı mülke şaşılmaz,
Bu ağır pranga elde taşınmaz.
*
Söylenen yalanlar kafayı yarar,
Kirli siyasetler milleti sarar,
Verildi sokakta en son bu karar.
*
Uğruna feda ettim tatlı canı,
Toprağı sulasın işçinin kanı,
Yıkılsın ağanın o yalan hanı.
*
Keşmekeş içinde çırpınır eller,
Özgürlük şarkısı söylüyor diller,
Bendi yıktı coştu isyankar seller.
*
Bacada dumanlar kederli tüter,
Umudun ışığı bir anda biter,
Çekilen çileler canlara yeter.
*
Yıkılmaya mahkum kurulan düzen,
Hesap verecektir fakiri üzen,
Tarihe gömülür işçiyi ezen.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 11:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!