Asırlar taşıyor ruhumda
Asırları taşıyorum ruhumda
Acılar yaşlanıyor ruhumda
Acıyla yaşlanıyor ruhum
Denizin aynası olsaydım
Seni görürdüm ilk önce
Balıklara sormadan
Büyük bir havayla
Ve sorardım
-Hangi çarşıdan geliyorsun?
İntahar ederken zaman dağlarda
Susamışken
Kanayan yaram
Kurşunlara
Bakışırken
Üveyikler kardelen beyazında
Yemin ettim seni unutacaktım
Kalbimi kalbine kapatacaktım
Nerde görsem seni hep kaçacaktım
Ela gözlerini unutamadım
O gözlerde bilsen ah neler saklı
Karanlık
Esmer teninde ise
Çirkinsin
Gözlerinde mavi bulutlar
Boğuşuyorsa
Gün soluyor
Kırmızı kiremitlerde
Mavi entarili
Bebeksi patiklerle
Yumuk yumuktu gözleri
Azıcık uçuktu nazları
Bir sevda vardı
Bu eski zaman şehrinde
Şu yosun tutmuş havuzda
Boyası dökülmüş park sıralarında
Boşa oynayan sinemanın arka koltuklarında
Çocukça yaşanmış bir sevda vardı
dudağımda endülüsten bir ezik arya
sen beni anlamadın
anlatayım kendimi dur ya
kondu pencereme bu gece
ankaradan bir kanarya
nasıl çiğlik çığlık
Yeni bir aşkı yaşamak isterdim eski kadınımla
Bu taşra şehrinin umutla yüklü
Esrik aşklar kokan toprak yollarında
İnmek isterdim
Bir yaz yağmuruyla
Ebem kuşağı gibi
Düşe yattığında umutlar
Bir gelincik fırlıyor
Nakışzade sokağından
Gergeflerden
Sübyan dökülüyor
Sabır küplerine




-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
Tüm Yorumlarhocam siz bu şiiri yazarak bni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz bu şiiri yazarak beni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz beni ölümsüz bir öğrenci yaptınız çok teşekkür ederim :)