I.
Bir menzile varılıyor,
Ufukta...
Şafak belirgin, gerçek ve kararlı!
Sarsılmaz bir dağ gibi dingin o yiğit,
Korkusuz,
Dostum, ruhumun o en kuytu hücresindeki yankı,
Düşmanım kadar diri,
Düşmanım kadar kavi ve sarsılmaz olmalıdır.
Zayıfın dostluğu, kumun denize feryadıdır;
Oysa ben, göğsümde bir imparatorluk sürgünü,
Dilimde Puşkin’in o hırçın hürriyetini taşırım.
Sen gelirsen;
Uyanacak uykusundan yanardağlar,
Tepeden tırnağa bir alev olacağız.
Hani zamanlar vardır;
Suyu durmuş, yürümeyi unutmuş insan...
Esmer bir gece ateşi bu;
Düşlerin en mahrem, en kızıl çığlığı.
Seni bekleyen o suskunluk,
Uyumuyor dizlerimde;
Bir baskın anında gece gibi sızlıyor.
Uzak bir temmuz sıcağında,
Kavrulur uçurum boyu serhat toprakları.
Sürgünüm, yurdumdan ırak,
Fakat bitmez bizde umutlar...
Uzak bir nehir akar içimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!