Haklı olmanın suskunluğu
Benzemez diğer suskunluklara,
Ya kanser eder öldürür insanı
Ya da genç tutar ruhunu ve aklını,
Yeni baştan kurmak için dünyayı.
Benim
Büyük ama takatsiz,
Şirin ama şanssız
Ülkem.
Takatsizliğin şanssızlığın
ben
hiç bir zaman
düşüncelerimi telaffuz edemedim birisine,
çünkü
telaffuz etmek istediğimde
kimse yoktu yanı başımda,
telefon kulübelerine takıldı gözlerim birden
benim bekleyişlerime
senin gelmeyişlerine...
ve
her gün
ama her gün umut edişlerime...
Önce güçlü insan
Güçsüz insanı ezdi,
Sonra akıllı insan
Aklını kullanmayanı köleleştirdi,
Daha sonra
Hem güçlü, hem akıllı insan
Aslında
Ben böyle ölmezdim
İnanın...
Ülkemde bütün insanlar
Mutlu bireyleri olsaydı
Yaşamın...
Bir toz bulutu gibidir
Sevdalı insan
Ya da
Yavru bir kuş gibi
Ağaç dalında şaşkın
Trenlerin gelişleri de hüzünlüdür
Tıpkı gidişleri gibi,
Oysa gelişler hüzünlü olmazdı
Öyle bilirdik
Öyle öğrendik hep,
Demek ki gelişler de hüzünlü olabiliyormuş.
Badem ağaçları açmıştır,
Ekinler çoktan yeşile durmuştur,
Öyle ya bahar gelmiştir.
Lakin bir de ayazı vardır bunun,
Zamansız açan çiçeği kavuran.
Şairin dediği gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!