Düz ve kalp şeklinde
Parlak yeşil yapraklı
Rengin ömrümün rengi
Kokun misklerin dengi
Leylak çiçeği misin
Ne güzelsin, karşımdasın
Ey güzeller güzeli
Leylak kokulum
Mor bir düş içindesin
Masum bir meleksin
Beyaz bir kelebeksin
Gizemler içinde gizemsin
Bir şey gelmiyor elden
Düşmüyor artık dilden
Virüs denen katilden
Kurtar bizi Allah'ım.
Bu ne kabus, bu ne sis?
Koyun oldukça üşümüştü
Tir tir titriyordu boyuna
Üşüdüysen seni yiyeyim,
Dedi kurnazca kurt koyuna
Koyun ondan aşağı değil
Uyandı yapılan oyuna
İnsanlığa hizmetin
En güzel yolu budur
Lösemili çocuklar
LÖSEV''le hayat bulur.
Lösemili kim varsa
Lezzeti Madımağın
Bulgurun, sarımsağın
Yemezsem şaftım kayar
Olurum darmadağın.
Gerektirir emeği
Güneşle barışıktı
Hisleri karışıktı
Gardiyana aşıktı
Hiç özgür olamadı.
Olmaz böyle çelişki
Diyorsun ya 'Mahşere kaldı kavuşmamız,' diye
Yüreğime sokuyorsun kör bıçağı
Sıcaklığına hasret, kokuna vurgun
Gözlerinin kahvesinden içemedikten;
Bu dünyada başkasının olduktan sonra
Mahşere mi kaldı gerçekten
Güz güneşiyle sarardık, kavrulduk
Sen bir tarafa, ben bir tarafa
Kurumuş bir yaprak gibi savrulduk
Biz bu duruma düşecek miydik be
Mahvolduk, kader mi desem
Bilemiyorum, ne diyeyim sana
Üç öğün yerim doğrusu
Üzerine döksek sosu
Koca bir tabak dolusu
Olsa da yesek makarna.
Hazırlansa biraz farklı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!