Dün bir kıza rastladım
Toplar iken çay
Sen de bir huri idi
Ben diyeyim ay.
Dört dörtlüktü, gel gör ki
Çok severken bırakıp
Söyle nasıl giderim?
Bu benim sonum olur
Sana yemin ederim.
Ne yaparım ben sensiz
Yüce dağların ardına gidince güneş
Evin yolu yine görünür bana
Yüreğimde yanmaya başlar bir ateş
Hayatım tekrar döner zindana.
Girince "Hoş geldin" der bekar damı
Ne ağır laflar söyledi bize
Esirgemez kimseden sözünü
Bizim yukarı köylü Pakize
Açtı ağzını, yumdu gözünü.
Yiğit namıyla anılır, derler
Çok şey öğrettin bana yalnızlık
Sararmayı, solmayı
Bir köşeye çekilip mahsun olmayı
İçine atmayı, dolmayı
Sabahlara kadar uykusuz kalmayı
Hıçkırıklara boğulup, saç-baş yolmayı
Kumsal ısısız
Deniz sessiz
Ben kimsesiz
Yakamoza kalmış gece
Tüm ışıklar sönük
Yüzüm denize dönük
Balık ekmekçiler
Ve sahil yolu
Çay bahçeleri
Her taraf dolu
Yolun bittiği yerden
İndim aşağı
Koşmak bitti sırada emekleme
Benden eski muhabbeti bekleme
İnsan sevdiğine küser mi deme
Hem de nasıl küser bir ben bilirim.
Bence önce şöyle kendine bir bak
İnsanda hata aramayı bırak
Sevgiyle coş, coş da gönüllere ak
Sen sen ol da sakın kusur arama.
Kötü gözle bakma hiç insanlara
Bir kaplumbağa vardı
Kurallara uymazdı
Söyleneni duymazdı
Kulak ardı ederdi
Her bir yere giderdi
Herkes merak ederdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!