canın sıkılır şimdi
kendi cennetinde
keyfine kahya ister için
bakarken pencerede
saat dörde gelirken
ve hazır sönmüşken şehrin ışıkları
sokaklar
loş ışık altında
şehrin mazgallarında illegal bir çift göz
topukların göğsümde
bileklerin enfes
serseri rüzgar dolanacak
kavisli bir dağın eteğinde
boşluk ile yokluk arasında ne fark var
dedi içimdeki ses
ne ses geldi sonra
ne de bir nefes..
duydum ki ihaleye çıkarmışsın
boşa düşmüş aşkını
ellerin
elden düşmüş
yaban ellerde
bazen nefretinden iyi şeyler çıkarırdım kendime
öfkeni saran kudurmuşluk hissi
bir bana aitti
çünkü insan sevdiğine küser
yabancıya değil
senin bebeklerin vardı
bezdendi
sen gibi yumuşacık
ben gibi sessizdi
senin hayallerin vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!