evet uçak bu
ama kağıttan
üstelik kat izleri duruyor açtığımda
belli ki gemiymiş önceden
dağlar eteğini toplardı akşama doğru
zil çalardı karnımız
kapılar tokmaklıydı
pencereler sürgülü
benimle oynarsın diye aldığım oyuncaklar
kırıldı zamanla
el değmemişliğine
küstü oyun
miş li masal içinde
gök,
başına değecek kadar
eğilsin isterdi kibri
ayrılık,
yenilmekle eş değerdi
köpük içine hapsolan prenses gibisin
dokunsam puff
ne sinir bozucu
varsın ama yoksun
biliyordum aslında
gün gelip döneceğini
ki anahtarın yerini ezber etmişti ellerin
gözlerin desen
tutuk evi
bir şarkımız olmalı seninle
bir ağacımız
adımızın baş harfini kazıyıp
aynı kalbin içine sığacak kadar
aşkımız
bir gün gelir de
unuturmuş insan...
demeyesin diye
melek mi olalım şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!