Yalnızım demekle de eksilmiyor insanın
Karanlığı.
Kötülük, sözcüklerden değil;
Kalbin sustuğu o sessiz yerden büyüyor
Ey mutluluğu tanıdığını söyleyen insan,
Hangi yıldız öğretti sana gülmeyi?
Ben onu ne zengin sofralarında,
Ne de alkışların gürültüsünde bulabildim.
Benim gördüğüm; en parlak güneş bile
Bir mezarın sessizliğinde aniden kararıyor
Hayat,
Avuçlarımızda tuttuğumuz taşlar değildir.
Hayat, uçurumun kıyısında
Düşmemek için göğe uzanan son nefestir.
Sen gözlerimden kalbime aktığın gün,
Irmaklar yön değiştirdi.
Rüzgâr, adını kayaların alnına yazdı.
O günden beri
Gözümden kalbime yürüyen sessizliğin
Hiç dinmedi.
Üzerime her ne giysem ruhuma dar geldi
İşte o vakit anladım hakikat dedikleri
Meleklerin taşıdığı ateşten bir kılıçtır.
Onun önünde eğilen yalnız insan değil,
Krallar, şehirler ve çağlar da diz çökerler
Çocukluğum, eski bir cami avlusunda
Zamanın yetim bıraktığı
Son beyaz güvercin gibi beni bekliyor.
Ben yürüdükçe, yollar uzuyor;
Ben sustukça, gökyüzü konuşuyor.
Dağların üzerine henüz gece inmedi.
Ama insanın içine çöken karanlığın
Bir vakti yoktur.
Ve senin kalbin
Benim gözlerimi çağırmadığında anladım:
İnsan bazen en büyük yalnızlığı,
Sevdiğinin yanında değil,
Ona hiç ulaşamayacağı yerlerde yaşarmış
.
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 18:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20260803 Didim




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!