Hasretin sarıyor beni ince ince..
Örümcek ağı gibi, usul.
Fark etmem, sarmış bedenimi ipek ipek.
Kurtulamıyorum, koparamıyorum,
Her çırpınışımda daha çok sarılıyorum sana.
Ne düğüm çözülür, ne bağ kopar.
Çünkü bu hasret senin ellerinle örülmüş.
Ne kadar çeksem, o kadar yaklaşıyorum sana.
Kaçsam yakalanırım, dursam boğulurum…
Ortası yok bu işin. Ya sen, ya hasretin.
Yanıbaşımda değilken bile,
Koynuma giriyor şefkatli ellerin.
Boşlukta açılan kolların sarıyor beni,
Yokluğun varlığından daha sıcak geliyor.
Dokunmuyorsun ama değiyorsun…
İçimde, kemiğimde, nefesimde.
Hasretin sarıyor beni ince…
Geceleri battaniye olur, kışımı ısıtır.
Gündüzleri zincir olur, adımı bağlar.
Söz söyleyem, adım atam.
Çünkü her hücrem sana mühürlü.
Kurtulamıyorum, koparamıyorum…
Çünkü kurtulmak istesem seni kaybederim.
Koparsam yüreğimden bir parça kopar.
O yüzden esirim mutluyum.
Zindanım hasretin, gardiyanım özlemin.
Yanıbaşımda değilken bile,
Koynuma giriyor şefkatli ellerin…
Uyurken saçımı okşar, uyanınca yüreğimi dağlar.
Gel desen gelirim, dur desen dururum.
Sadece söyle… bu ince hasret bitsin mi,
Yoksa ömrümce böyle mi sarayım seni?
Hasretin sarıyor beni ince…
Örümcek ağı gibi, usul.
Ve ben bilerek takıldım bu ağa.
Çünkü ağın öteki ucunda sen varsın…
Ve senin olduğun yerde esaret bile cennettir.
zafer bozkurt (zfrbzkrt)09.06.2026
.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 16:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!