selam olsun
bu topraklar için
gözünde yaş
yüreğinde aşk
ağlamak nedir
gözyaşı dökmek nedir
hiçbir mahsuru yok
çünkü yeni trend böyleymiş
sen değil, trollerin çalışacak
karpuz misali, yattıkça şişeceksin
yata yata büyüyüp irileşeceksin
siz ekonomi nedir bilir misiniz
ya açlığın ,sefaletin ne olduğunu
neye el atsanız berbat
utanmadan, sıkılmadan ülke yönetmeye talipsiniz
elinizdeki iki belediyeyi yönetmekten aciz
iki otobüsü yürütmekten biçare
Ve asıl kavuşma bekliyor bizi öz vatanımızda.
Kalbin ortasına devriliyor büyüttüğümüz tüm dağlar.
Bir kum tanesi olabilmekmiş marifet,
rüzgâra eklenip diyar diyar keşfe böyle çıkılırmış.
bana adıyla ,acısıyla soğan derler
bir el, bir kadın eli gömer beni karanlığa
ben belki de karanlığa acılarımla gömülürüm
acıları büyütsün diye
başkaları için, habersizce, var olmak için
sokağa çıkınca
önce onları azaltmaya başlarım
yani sesleri
en büyük gürültüyü yapandan …
kornaları silerim direksiyonlardan
Sokaklar bir bilmece, her köşe ayrı masal,
Yürürüm arkasından, sanki büyülü bir iz.
Zamanın ötesinde, her duygu öyle kutsal,
Bu sonsuz karanlıkta sanki tekiz ikimiz
*
Bir fısıltı dolaşır, lambanın gölgesinde,
Taşların ortasında, bir sır gibi saklıyım,
Gölgem benden kaçıyor, tutamam ellerinden.
Suçsuzken mahkûm olan çaresiz bir zanlıyım,
Dünya kovuyor beni, en gizli yerlerinden.
Son zamanlarda hayatım renksiz, cansız,
kupkuru geçiyor.
Arkadaşlarım var ama onlar sadece arkadaş.
Onlarla bir yerlerde oturup çay kahve içiyorduk,
o kadar.
Sokakta rüzgar esiyor;
Muhacir kuşlar şehrin yaşlı bahçelerinde dönerken,
Onlar bir yüreğin tüm saflığını kuşanıp götürdüler.
Şimdi artık kim çocukluk düşlerini
akan sulara dökecek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!