kimse bana gücenmesin
hiç kimse de gönül koymasın
ben elimden geleni yaparken
siz kenara itiyordunuz
ben kapattığınız kapıları açarken
siz üzerime yürüyordunuz
Ben Filistinli çocuğum
Şehrimiz işgal edilirken
Unuttum hem oyuncaklarımı
Hem de dinmeyen gözyaşlarımı
Açlık ve sefaletin koynunda...
bir ben gülemem...
ömrüme biçilen kederin,
kıvrımlarından düşen kırıntılar kadardı
benim öyküm;
Mayası bozuk bir yaşamın en ucunda
Dürüstlüğünün bedelini omuzladı
Zebani olmuş beşer yoluna dikenler serdi
Helale el uzatırken menüye haramı kattılar gizlice
Ömer'in(r.a) adaletine susamışken kanını içtiler
Benim babam ölmedi
Doğduğumdan beri gülmedi yüzüm
Bu kara yazıyı del benim için.
Geceyi istemem budur son sözüm
Gökteki güneşi al benim için.
siz bilemezsiniz içimdeki kederi
ömür denilen nefes geçmiyor ki boğazımdan
''of'' çekmekte çare değil Mualla'yı anlatmaya
bırakın da Mualla'yı yazayım
kaybolayım yazacağım şiirde...
Bir gece uyurken birden kefeni;
Sardılar sıkıca aklım almıyor...
Çok ince hesapla kafamı yorup;
Sordular gizlice aklım almıyor...
Düşlerim kırılgan ruhum perişan;
Şu gönlüm yaralı hasret kanarken
Hüzünler kovalar yine bu gece
Bu yara dinmiyor içim yanarken
Aklıma sen düştün yine bu gece...
hece hece düzüp şiir yazarken
akşam akşam yazdım çok az yoncalı
gizli gizli süzüp birden sızarken
akşam akşam yazdım biraz salçalı...
ilham gelmeyince tutup salladım
Ah deli sevdam
Ah yüreğimdeki derin sızım
Ah iki gözüm
Ben mi seni terketmişim?
Ben mi senden vazgeçmişim?
Ah sızlayan yüreğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!