Genç yaşımda düştüm gurbet ellere
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ne çileler çektim ne günler gördüm
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
***
Ne bir yerim vardı nede bir yurdum
Küçük yaşta annem öldü bende öldüm
Kahrettim yıkıldım yaşar göründüm
Aslında bende o gün ölmeden ölmüştüm
Sezdirmedim öldüğümü diri göründüm
Çocuktum aldırmazlıktan geldim iyi göründüm
Azrail gelip de canım alınca
Kalır kuru ceset boş yavaş yavaş
Sevdiklerim baş ucuma gelince
Akar gözlerinden sel yavaş yavaş
***
Kimi neden öldüğümü sorarlar
Kendi çıkarına yanıma geldi
Kolay gelsin dedi yanımda durdu
Birazcık ayakta hal hattır sordu
Sazım değiş bir babalık yap ded
Kendimce düşündüm bilmem neyleyim
Babayı anlatmak ne kadar zordur
İçimde yanıyor sanki bir kordur
Babasız yaşamak inan çok zordur
Şimdi seni arar olduk biz babam
Bir dağ misali önümüzde dururdun
Garip olur gezerim ben
Benim halim bilen yoktur
Kimse beni anlayamaz
Benim sırrım bilen yoktur
***
Bin bir renkte görünürüm
Sanırsın ki ben güçlüyüm gücün sahibini
Tanımadıkça
Gücün sahibini tanımayanlar hep ben ben derler
Sen kimsin anlat da göreyim bekliyorum beklemekteyim
Benim varlığımla var olanlar beni göremeyip benimle
varmısın yokmusun tartışmasına girerler bu yüzden
onlardan yüz çevirdim onlar görmek bilmek istemeseler de
beni mutlak görüp bilecekler bilmek zorunda kalacaklar
Beni terk etmezsen ben varım ettiğin anda ben yokum
Benim varlığım sana bağlı sen olmazsan ben olamam
Benim var olmam için bana seni gerek seni bana seni
Gerek seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!