Bu hüzün bulutundan, sevgi damlaları bırakıyorum üzerine...
Parçalı bulutlu bir kalbin yağmurunda, ıslanmaya mecbur kaldın.
Eğer bir şans tanısaydın, bu uğursuz bulut peşinde olmazdı...
Ağlamak geliyor içimden
Dünden bugüne ve yarına
Gençliğime, çocukluğuma, yaşlılığıma
Yarım kalan hayaller uğruna
Dolu dolu ağlayasım geliyor...
Ama üzgün olma diyor zaman
Nasıl da geçiyor zaman?
Kırgınlıklar, pişmanlıklar örümcek ağı gibi
Nasıl da soluyor yıllar?
Eski fotoğraflarda yan yana diz dize
Aniden çöküyor hayat
Ayakta kalan yalnız sen, yalnız hayat
Yağmur yağıyor, aylardan kasım, İstanbul'dayım.
Damlalar penceremin camından süzülürken odada yalnızım
Önümde bir tabak meyve ile bir şişe kırmızı şarap.
Kimse yokmuş
Kısacık ömrümde
Gece gündüz
Gündüz gece
Beklemişim
Hep boş yere
Yalnızlık kucak açar bana
Hiç kırıp üzmez beni
Halimi hatrımı da sorar
Ne olursa olsun düşünür beni
Yalnızlık bir jokerdir
Hayatın üzerinde ölü bir deri gibi
Elini açıp Tanrı'dan yardım istedi
Her şey başa dönecek bir yerde
Çünkü kılçıksız balık değildi kimse
Yalnız adama bulaşma
Canı sıkkın belli ki...
Ya aşk ya para...
Ya da bir sevdiğini kaybetti.
Yalnız adama acıma
Uzaklardan el sallar yüreğin
Yolcuyum, gidiyorum bilinmezliğe...
40 yıldır yollardayım sanki
Tanıyanlar el olmuş bana, sormazlar halimi...
Yolcuyum işte, gidiyorum keyfimce, kaderimce
Bir merhaba için mi düştüm yollara?
En sevdiğim yer pencere kenarı
Sen seversin, çizgili pijamamı...
Şeritler uzadı, özlemim uzadı.
Yollar değil, gözlerin uyutmadı...
Önceden yazılmış tüm şarkılar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!