Gecenin siyahlığında kaybolup gitmek var
Hem de siyah ile siyah olurcasına
Kimseye görünmeden, ay ışığına yakalanmadan, yıldızları denizin dibine gömesim var
Bir de şu yakamoz var, sana yanık olduğumu gözlerine ispiyonlayan
Seni sevmiyorum artık
Çünkü seni beklerken öldüm ben!
Ama aşk ne kadar da nankör
Sevilmek için ölmek de yetmiyor
Çünkü diğer tarafta da gördüm ben...
Sensiz kuşlar gibi uçuyorum artık
Ne istiyorsun benden?
Susarken bile bağırıyorsun!
Tamam güzelsin anladık...
Kime caka satıyorsun?
Aşkta sicil önemlidir
Şu an ölseydim mutlu bir şekilde ölmüş olurdum.
Peki ama ya ardımdakiler?
İnsan huzurlu olduğu anda ölmek istese de ölmemeli.
İç sesimi bile duymuyorum, her şeye
sağırım.
Kayboldum ama mahşerde buluşacağız, biliyorum
Zaman nerede, kiminleymiş? Bilmiyorum
Geri geldim... Ben Timur, 21.yüzyıldayım...
Hani şu orta çağda taş üstünde taş bırakmayan...
Öfkem ile zekam sürekli yarış içinde
Batılılar bana Timurlenk diyormuş gülüyorum
Koyun çalarken vurulduğum söylenmiş... Pes!
Sevdiğim kadını kaçırırken ağabeyleri vurdu beni, iki okla bacağımdan.
Bu hüzün bulutundan, sevgi damlaları bırakıyorum üzerine...
Parçalı bulutlu bir kalbin yağmurunda, ıslanmaya mecbur kaldın.
Eğer bir şans tanısaydın, bu uğursuz bulut peşinde olmazdı...
Ağlamak geliyor içimden
Dünden bugüne ve yarına
Gençliğime, çocukluğuma, yaşlılığıma
Yarım kalan hayaller uğruna
Dolu dolu ağlayasım geliyor...
Ama üzgün olma diyor zaman
Yağmur yağıyor, aylardan kasım, İstanbul'dayım.
Damlalar penceremin camından süzülürken odada yalnızım
Önümde bir tabak meyve ile bir şişe kırmızı şarap.
Yalnızlık kucak açar bana
Hiç kırıp üzmez beni
Halimi hatrımı da sorar
Ne olursa olsun düşünür beni
Yalnızlık bir jokerdir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!