Ay ışığına verdim tüm sevgimi
Sen sevmeyince beni
Gözlerimle aradım her gece
Bana bakan gözlerini
Beyaz ellerin; bir bulut gibi uzağımda
Kırmızı dudakların; bir kadeh şarap tadında
Yankılanır sesin; çekilmemiş fotoğrafımızda
Adınsa halen dilimde eski bir yara
Konuşamam, susarım, dökülürsün yanağıma...
Vapurda bir çay kaşığı sesi
Hatırlattı kahkaha ile geçen günlerimizi...
Anlatırdık denize bitmez denen sevgimizi
Eridi gitti bak... Bir küp şeker gibi...
Kentin ilk ışıklarında an beni
Başıboş köpeklerin yiyecek aradığı gibi
Ara, an beni
Eminönü Kadıköy vapuruna sor beni
Dinlediğim şarkılarda dinle beni, mırıldan ismimi
Yan yana yürüyen iki dostta gör bizi
Ertele gözyaşlarını güzel bir güne
Bugün düğümlendi boğazın kelimelerle
Kusamadın acı dolu öfkeyi o yüzlere
Haksız olabilmek isterdin ama haklısın
Haklısın üzülmekte ama bekle...
Kara gecemi aydınlatmaya yetmiyor sokak lambaları
Onunla tanıştığım bara giriyorum sabaha karşı
İçkiler masamda radyoda eski bir şarkı
Gitmek istiyorsun, upuzak yerlere
Bir sıkıntın var, adı sanı bilinmez, elle tutulmaz
Gitmek istiyorsun, sakin huzur dolu yerlere
Bir avuç neşe, biraz keder ve gözyaşı ile
Keşke nankör olacak kadar iyilik görebilseydim.
Ya da gitme seni seviyorum diyen birisiyle tanışabilseydim.
Yanlış bir zaman diliminde geçiyor
Vazgeçmek olmuyor
Senden, gökyüzünden.
Saymakla tükenmiyor
Saçındaki yıldızlar...
Belki bu çok abartılı geliyor sana...
İstanbul ne güzel memleket...
Ne güzel Kadıköy Eminönü vapur seferinde Haydarpaşa'yı Kız Kulesi'ni Galata'yı görmek
Sabah, Boğaz'da martılar peş peşe havalanır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!