Ne kadar şey varmış;
Boğazımda düğümlenen,
Nedir bu sineme amansız düşen?
Sessiz haykırışlar var.
Duyar mı hiç özlenen?
Tadı yok;
En uzun geceydi bu son gece
Yanarken tir tir üşümeyi öğrendim
Yıldızlar söndü bir bir içimde
Karanlığın en koyu halini gördüm.
Ve sabahı görmek istemedi gözlerim.
Bir an önce kapansaydı da açılmasaydı,
Hilal kaşlarından çıkarsa bir ok sineme,
Kısma gözlerini, müjgân müjgân üstüne.
Eşarbın okşasın gülşen kokan yanakları
Avuçlarımdan alıp da ele teslim eyleme
Kaçtır sayamadım, kaçtın koşamadım.
Gece çökmüş o kömür gözlerine.
Varlığım, sende kaybolmuş sanki.
Yabancılaşmış gibiyim sohbetine.
İçimde sızlayan sen değilmiş gibi.
Zor oluyor alışması, bilirim yoksun.
Geceler boyu düşüyorsun rüyalarıma,
Unuttuğum huzuru hatırlar gibiyim.
Yanağıma buseni kondurduğun anda,
Kelam edemeden açılıyor gözlerim.
Sen susarsın ama dur biraz orada,
Gel,
Öyle bir anda gel ki gidişin olmasın.
Başım ellerimin arasına,
Sen kalbimin içine sıkışırken gel.
Gecenin rengi silinmeden,
Umutlarım tükenmeden gel.
Bir yer var seni gördüğüm,
Varır gibiyim, gidemiyorum.
Her yön sana çıkarken,
Gittiğin yerde duruyorum.
Tükenmez bir yoldur burası,
Gözlerin süzülünce gözlerime,
Düşmeye başlardın sözlerime.
Gülüşün susturup da cümle âlemi,
Bir seni bilirdim zihnimde.
Sıcaktın hep, tutunca ellerini;
Haberin yok, ardında kaç parça benden.
Duymadın gönlümü şerha şerha yarılırken.
Attın yine, gecenin bilmem kaçıncı saatine...
Uyuyor musun şimdi, kendimi tüketirken?
Haberin yok, ne söylesem içimde sır gibi.
Bir dağın iki ayrı yüzüyüz seninle
Senin bağrın yeşillik, bahar bahçe
Karanlığı delemiyor yamaçlarım
Hasret kaldım yağmura, güneşe
Kokun gelirken esen yellerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!