Bazen küçük bir kulübe
Bazen bir dağ başında
Yapayalnız bir kıl çadırda
Ya da toprak bir damda
Su sızar duvarlarında
Varsa orada huzur
Gökyüzünde yıldızlar göz kırpnca her gece
Ay ışığı özgürce mor dağlara düşünce
Şehrin ışıkları burda erken sönünce
O vakit sevişirim hayalinle gizlice
Yürek şimdi yangın yeri
Her mevsim üşür Kanireş
Bir başka doğsa da orada güneş
Gece sessizliğini bozar
Bakma havada bulut yok dediklerine
Sis çöktü dağlara, pus çöktü ovalara
Fırat boz bulanık akar
Bir hüzün bırakır Mezopotamya'ya
Çekip giderken o gün kente ilk kar düşmüştü
Bu ayrılık getiren bir gidişti sevgilim
Dağların beyaz hüznü, yüreğime düşmüştü
Aklar düştü saçıma, gidişinle sevgilim.
Paslı raylardaki sevda türkülerimiz
Dışarda bir yağmur,usulca yağar
Kara kış kapıda uzaktadır yar
İçimi ısıtan teneke bir soba
Özleme dair herşey gönlümde
Fokurdar çaydanlık demlidir çayım
İsli bir duvar ,heybede keder gam
Gün hüzünle iner bu dağların ardından
Kapar gözlerini sokak lambaları erkenden
Dilek tuttuğumuz yıldızlar düşer Zelal sulara geceden
Ve duaya durduğumuz yer isyan beldesi Ziyaret
Buralarda ne hüzün biter ne de keder dert
Vakit dar serhadı aşmak için
Yolu koyuldu kaçakçılar
Birazdan yıldızlar belirir
Botan Vadisinin mavi gökyüzünde
Bir nefes cigarama
Bir yudum çayıma
Akan gözyaşım sana
İlham derken yazmak için
Kaç mevsim geldi geçti
Kıtlık kıran kapıda
Kuşatmış her yanı kar
Sevda yolu kapandı
Uzakta kaldı bahar.
Şehir beyaza esir
Durmadan yağıyor kar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!