Dün yağmur vardı hayatımda, bugünse kar!
Kabullenmen gerekiyor sevgilim, ayrılık var.
Gönüller ayrılığa ve ayrımcılığa doğru bir yol tutturmuşlarsa, o yol yanlış bir yoldur.
Başkasının yoluyla uğraşıp duranlar, kendi yol ve istikametlerini akamete uğratırlar.
Bir yol tutturmuş gidiyorum
Sonunu bilmeyenle kol kola
O zahmet diyor, ben azamet
Ayırmıyor beni hiç yanından...
Beni de, kendine benzetiyor,
Ne o odun ateşi, ne ekmeğin suyu, unu
Anamın nasırlı eliydi ekmeğe tadını veren
Hiç seviyorum sözü işitmedi, babamdan
Ayrılmadı yüreğini, ocağımızın başından.
Dünya Kerbelasında
Geceleri Uyumasam
Kalbim gündüzlerde
Allah Allah diye atsa,
Belki azalır günahım.
Azalıyorum, küçülüyorum,
Ölüler iki metre yere sığarken,
Ben dünyaya sığamıyorum.
Bin parçaya ayrılıp gelsem,
Bütün parçalar ben oluyor,
Sevgilinin gönlüne yetmiyorum.
Öyle büyük vurgun yemiş ki yüreklerimiz,
Hepimizde, ayrı ayrı bilinmez haller var?
Kimimiz, suyun yüzeyine bakmakta Zahit!
Kimimiz, onun derinliklerinde kaybolmakta!
Benim doymaz nefsim, ne görürse istiyor,
Azlar çokların içindedir
Çok olan yükün artırır
Az olan, yükün azaltır
Çokda kemiyyet artar,
Azda, keyfiyet çoğalır.
Çok olanlar gizlenemez
Çıkalım Sultan Murat Yaylasına
İnmeyelim, bir daha aşağılara!
Ayşem, biz gizliden sözlenelim
Kimseye görünmeyelim bir daha.
Yağarsa da yağsın kışın karlar,
Güneşin suratı, kışın beş karış!
Ara sıra da olsa pis pis sırıtıyor.
Ah yok mu, şu Ay'ın Tutulması,
Haber vermeden ortadan kaybolup,
Koca Dünyayı çileden çıkarıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!