Bir rüya çölünde, seraba susamışız seninle.
Tarih bizi yazar mı, küllerimiz bitince
Senin ellerin üşüyor, benimse kelimelerim
Sen dudaklarını yalnızlığın rengine boyuyorsun,
Ben bir sigara daha yakıyorum ciğerlerimin hüznüne
Ben seni seviyorum, diyorum;
imlasız, düşünmeden...
Nedense senden geçerken
Göğsümde bir kuş,
kafesini paramparça ederken
Gökyüzü yırtık bir çadır başımızın üstünde
Saatler sende, yanlış zamana vuruyor,
Adını unutmuş sokaklara sapıyorsun
Bir kedinin gözlerinde arıyorum tanrıçayı
Miyavlıyor karanlığa;
o da bizim gibi kayıp
Kuyruğuyla siliyor zamanın tozunu
Bir kadın eksiliyor sokaktan;
patilerinde antik çağın izleri
Saçlarının kokusu rüzgara karışmış,
nefessiz kalana dek seni içime çekiyorum
Bir sigara daha yakıyorum
ciğerlerimin hüznüne
Dumanında senin yüzün,
Değsin yüzüme
Bir ıslık çalıyorum, devriliyor binalar
Kuşları vuruyorlar göğsümün çatısında
Sulamayı unuttuğumuz tanrılar darılıyor
Cebimden dökülen bozuk paralar gibi
Dağılıyor yüzün şehrin ıslak kaldırımlarına
Sen saçlarını topluyorsun
Tüyleri dökülüyor yarınlarımızın
Kediler çoğalıyor biz azaldıkça
Mısır tanrıları iniyor
apartman boşluklarına
kelimeler üşüyor, sen ellerimi bırakınca
Tanrıça kedi uykuya dalıyor sokağın başında
İki imlasız nokta oluyoruz seninle,
bitmeyen bir cümlenin sonunda
Kayıt Tarihi : 13.07.2026 01:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!