İçimde bir şehir kurulur
Apartmanlar yükselerek bent gibi tutar ruhları.
Sokaklar kör labirent
İçinde gezinir insanlar boyunlarında kement
Uçları ilahi kudretin elinde.
Lakin her biri dargın kaderine
Ve her biri diğerinin yazgısına imrenir
İçimde bir şehir büyür.
Dar kaldırımlarda insan sürüleri
Akar gider bir menderes gibi.
Saat kulesinin sarkacı alır götürür
Şimdiki zamanı geçmiş zamana.
Banklarda dinginleşir nefesler
Genişleyip daralan kafeslerde
Usul usul ama tükenmeden.
İçimde bir şehir yıkılır.
Gökdelenler devrilir insanların üstüne
Her sarsıntı bir enkaza evrilir
Bir müjdeye hasret kalır
Pejmürde kılıklar.
Ne bekler bilinmez nefisler
Lakin kaderle kulun nikahı doğmadan kıyılır.
Kırılır hevesler
Susar dimağlar
Taşlaşır diller.
Ç(c)anlara ot(d) lar tıkılır
İçimde bir şehir ölür.
Bir sela zinciri sarar arşı
İnsanlara ölümü hatırlatan.
Nasıl ve ne kadar bilir ki meftaları
Sıra sıra saf tutmuş meftunlar
Helal ederken haklarını.
Üstünde bir pûşîde
Kayar gider el denizinde tabut alel acele
Ve ecele söz geçmez
Muhakkak değecektir her nefse.
Kabir...
Sessiz bir durak dışarıdan
Ademoğlu'nu hazırlayan mahşere
An be an büyür pişmanlıklar kabristanlar gibi
Azaplar selvilere takılır
Ve yalıtılır bir alem diğerinden
Ve damıtır beşer kendini ölümden
Dönerek dünya meşgalesine
Küçük bir kıyamet kopar bedenimde
Ben ölürüm...
Şehir zaten ölü içimde...
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!