Bir gün içim
karnıyarık gibi yarıldı
derin çiziklerle.
İçimden ne çok insan çıktı,
ne çok yüz,
ne çok suskunluk…
Meğer ne kadar kalabalıkmışız
aynı safta dururken.
Aynı ekmeği bölmüş,
aynı sofraya oturmuş,
aynı gökyüzüne bakmışız
ama kimsenin eli
kimsenin yarasına değmemiş.
İnsanların canı acıdığında
lezzetli olmuyor hiçbir şey,
ne kadar baharat eklersen ekle.
Acının tuzu fazla geliyor,
soğanın kokusu siniyor eve,
ateş ne kadar kısılırsa kısılsın
bir yer hep yanıyor.
Sonra insan
kendi içini topluyor
tezgâhtan düşmüş bir tabak gibi.
Kırıklarını bir kenara,
suskunluklarını bir kenara…
Ve anlıyor insan,
aynı sofrada oturmanın
aynı tarafta olmak olmadığını.
Bazıları
seninle aynı ekmeği yerken
bıçağı çoktan
sana çevirmiş.
Huri Çalışkan
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 15:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
zaman geçti, hayat devam etti, ancak bazı acılar geçmiyor, geçmeyecek belki de. bir yer hep yanıyor, içe doğru, kimse bilmeden. belki de İçimdeki Bu Kalabalık, içimde kalanlarla gidenlerin aynı yerde yaşamasından doğdu. Ali’nin varlığını özlüyorum....




zaman ve bizler de zamanın içinde ilerleyen kişiler olarak, dökülen sonbahar yaprağı gibi ne kadar da çok birikiyor içimizde ki bıçak acıları kıyılara.
belki iyi birileri süpürür hüzünleri de bir daha birikmez kıyılara hüzün yaprakları, teşekkürlerimle, selam ederim.
Şiir çok çok güzeldi.
Hocam teşekkürlerimle, sevgi ve selamlar.
TÜM YORUMLAR (4)