Önce susuz kaldı zihnimin sesi
Sonra ben kuruyan bir dal
İrem, bir masal değilmiş meğer
İnsanın içinde kuruyan son pınar
Ne zaman yürümeye kalksam
Arkamdan bir şehir çöktü.
Duvarların hafızası vardır;
Her taş, altında kalan
Bir çocuğun sessizliğini saklar.
Bir mendile sardığım yüreğim
Çoktan kan kokusunu öğrendi.
Güller açıyor belki;
Ama hiçbir bahar
Ölmüş umutları yeşertmiyordu.
Yaprak gibi düşmüyorum artık
İlk esen rüzgârın önüne
Ben sonbaharın
Kuruttuğu son düşen yaprağım
Düşmek değil
Beklemekten dolayı sıkılmıştım
Siyah gözler; beni sana götürme.
Bırak, aramızdaki mesafe
Kemanın son notasına dönüşsün.
Çünkü aşk, kavuşmanın değil;
Bir ömür boyunca aynı yıldızı
Farklı gözle seyredebilmenin adıdır.
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 15:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20260803




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!