İçimde Bir Yer Var Şiiri - Rumeysa Aktaş

Rumeysa Aktaş
15

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

İçimde Bir Yer Var


İçimde bir yer var,
kimsenin dokunmadığı…
Sessiz, sakin,
ama yıldızlarla dolu.

Ne insanlar geçti oradan,
ne sözler, ne hayaller…
Ama hep bir şey eksikti,
adını koyamadığım bir “ben”.

Zaman geçti, rüzgarlar esti,
bazı yaralar sardı kendini,
bazıları hâlâ usul usul sızlar,
ama ben hâlâ buradayım.

Bir sabah uyandım…
Ve dedim ki:
“Ne olursa olsun,
içimde bir yer hâlâ ışık tutuyor bana.”

Ben o ışığın peşine düştüm,
kimseye göstermeden,
kimseyi suçlamadan…
Sadece yürüdüm.

Şimdi biliyorum:
Kırıldığım her yerde
bir çiçek açmış sessizce.
Ve ben artık o bahçede yaşıyorum,
kendi içimde…

Rumeysa Aktaş
Kayıt Tarihi : 5.04.2025 02:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Özgen Öz
    Özgen Öz

    Bu şiirin en güçlü yanı, acıyı dramatize etmek yerine onun içinden dönüşümü anlatması. İlk bakışta yalnızlık üzerine gibi görünse de, aslında "kendine dönüş" şiiri.
    "İçimde bir yer var, kimsenin dokunmadığı…" dizesi, insanın en mahrem özünü anlatıyor. Dış dünyanın ulaşamadığı, incinmiş ama tamamen kirlenmemiş bir iç mekânı…
    "Ama hep bir şey eksikti, adını koyamadığım bir 'ben'." Burada eksik olanın bir insan değil, kendi benliği olduğunu söylüyor. Şiirin kırılma noktası da burası. Başkalarını aramaktan çok, kendini arama yolculuğu başlıyor.
    "Ben hâlâ buradayım." Bu cümle çok sade ama çok güçlü. Yaşanan onca şeye rağmen hâlâ ayakta kalabilmek, ruhun tamamen teslim olmadığını gösteriyor.
    "İçimde bir yer hâlâ ışık tutuyor bana." Şiirin umut kapısı burası. O ışık dışarıdan gelen bir kurtarıcı değil; insanın kendi özünden yükselen, yol gösteren bilinç. Tasavvufî bir okumayla bu, insanın içindeki ilahi nefesi de çağrıştırabilir.
    Ve son bölüm…
    "Kırıldığım her yerde / bir çiçek açmış sessizce."
    Bence şiirin en güzel dizeleri bunlar. Çünkü burada yara, sadece acı veren bir iz olmaktan çıkıyor; olgunlaşmanın ve güzelliğin doğduğu yere dönüşüyor. Acı, anlam kazanıyor.
    "Ve ben artık o bahçede yaşıyorum, kendi içimde…" ise yolculuğun tamamlandığını hissettiriyor. Artık mutluluk dışarıda aranacak bir liman değil; insanın kendi içinde kurduğu bir bahçe.
    Kısacası bu şiir, yalnızlığın değil; içsel bütünleşmenin şiiri. Dış dünyadan umudu kesen bir metin değil; dışarıda aradığı hakikati kendi içinde bulan bir ruhun sessiz tanıklığı. En güzel tarafı da umut bağırmıyor; fısıldıyor. Bu yüzden samimi ve etkileyici duruyor. Emeğinize yüreğinize sağlık

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)