Sığdıramam acıyı ucu yanmış kâğıda
Dumanı tütüyorken közüm harlatır közü.
Parmaklarıma sinmiş sarsıntıların özü
Duyusunu yitirmek sığamaz bir yanıta.
Töresiyle sözleşen cana, feda düşüyor
Karanlığın içinden çıkan karanlıktasın
Nihayetsiz bir yolda duraklar bekliyorum.
Kimbilir yankılanmaz kaçıncı ıslıktasın
Dilimi kırbaçlayan çağrıya ekliyorum.
Hüsran dolu sandıktan ümit ayıklıyorum.
Köprüler bekliyor seni bir uçtan bir uca
Tek kanatla uçmayı öğreneceğim Ali’m
Yıkılmış şehirlerin enkazına çökecek hüznüm
Altı üstü hasretle kucaklaşacağım...ne ki
Susuşlarda kayboluruz bir anlık
Yorgun nefesini eteği nakışlı dağlara yasla
Bırak geçmişini sağanak yağışa,ağlama asla
Bir umut varlıkla,bazı an hiçlikle,azıcık sus'la
Bırak aksın vakit yırtılsın karanlık ölelim annem.
Sayılı günümüz iplere dizilmiş boncuklar kadar
Sokaklar tıklım tıklım herkes çalım satıyor
Biriyle kavgan bitse öteki uzatıyor
Sanki bir gün fazladan hesabına yatıyor
Burnunu kaldırınca gökdelen hizasına.
Bakma bir karış boya, yer altında yarısı
Sen ışıksız gecenin karanlığına sebep
Sen kader cilvesinin imrendiği hayretsin.
Sen yediden yetmişe değişmeyecek meşrep
Aşığa lütfedilen kahıra işaretsin.
Afakın sinesinde fecr-i sadık gözlerin
Mesafeler ardından sürükleyecek bizi
Benden uzaklaştıkça özler misin bilemem
"Şimdilik bu kadar bil" diyorsun da; bu gizi
Açmayıp bir köşede közler misin bilemem.
Hani son kalesiydin sevgiye inancımın,
Şahitken yer, gök söze; konuşmak mühim husus
Sürçü lisan affola, hata insana mahsus
Husus demişken; bugün hecem şeref duyacak
Harfler pamuk bir kalbe sarılmaya doyacak
Sevmek bu garip çağda sanki diken okşamak
Her dilde aynı değil tebessümün anlamı
En güzel gülenleri zebun etti yaşamak
Bülbülün ihtimamı kaldıramıyor gamı
Bir özlem sahnesinin dekoru oldu zaman
Dinle mavi göklerin yerdeki tezahürü
Sensiz kalınca aklım
Tanımıyor zahiri
Sırılsıklam olana şemsiye vermek de ne?
Yerimde olamazsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!