SÖNEN UMUTLAR
harman ettik
yalanı dolanı
bereketi ile yağdı
açlık yokluk
cek-cak'larla büyütüldük
mış-miş'lerle uyutulduk
............bölündük, bölündük
..................yutulduk, yutulduk...
ne ilk
SOR ANNE SOR
Koş anne koş öğretmenime koş
Sınav olduk kâğıdımı verdim boş
Öğretmen bana acımadı verdi elli
Benim geleceğimle oynuyor belli
SORMA GARDAŞ
.
umutlar keselemiştik bahara
cemre düştü mü vuracaktık ilk kazmayı
………………….ölçüp biçecektik basmayı
……………………bağlayacaktık yazmayı
ŞİİRLER İNLEMESİN
Şiir,
küheylan değil ki köstekleyesin
rahvan ola
ŞİİR YAZACAKSAN
Şiir yazacaksan eğer;
Savaştan söz etme ne olur
Korkuyorum, korkuyorum…
Uykularım bölünüyor, bölünüyor…
Şiir yazmak zor iş usta
Şiir yalan götürmez asla
Kötülük tartıda ağır geldi diye
Övgüler yağdıramazsın kötülüğe
……………………………..alkış tutamazsın
SİKTİR ET GİTSİN
değersizin değerine el avuç açmışsan
hele bir de değer almış ayağı yerden kesmişsen
kaçmıştır kantarın topuzu
SINIFIN EN GÜZEL KIZI
Sınıfın en güzel kızı bendim daha düne kadar. Daha düne kadar...
Daha düne kadar...
Köygerçeği / Bölüm 5: Dere Kıyısında Mendil ve Sır
Gecenin içinden süzülen ay ışığı, derenin kıvrımlarına gümüş bir yorgan serdi. Taşların üzerine düşen serinlik, gündüzden kalan hayalleri soğutuyordu. Ve işte, derenin kenarındaki taşta, zamanın bıraktığı bir mendil vardı. Ucundaki işleme, sabırla dokunmuş bir bekleyişin şiiriydi.
Kimse onu oraya bırakmamıştı aslında. O mendil, yürüyüp giden bir sessizliğin arkasından usulca düşmüştü. Ne rüzgâr alıp götürmüştü, ne de su yutmuştu; çünkü bazı anılar yerçekimine karşı koyardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!