İbrahim Şahin 2 Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Şahin 2

HOŞ GELDİN ÖMÜRCAN

.

Ömürcan sınıfın saatiydi. Ömürcan onuncu kez ayağa kalktıysa tüm sınıf bilirdi teneffüs ziline on saniye var. Bütün defterler, kitaplar kapatılırdı.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Huriyemin Alt Dudağında Başlayan Romanın İlk Cümlesi
Bir sabah kıvımı, balkon mangalında terledi, Don metaforu podyuma çıktı, Yunpazarı'nda harfler altın diye satıldı, Sen “yaz gitsin” dedin, ben “yandım gız huriyem” diye cevapladım.

Etek fırfırlandı, sigara dumanında sevda kıvır kıvır yürüdü, Burnun direği sızladı, yumruk içeri çekildi ama tutanak sevdayla yazıldı, Çam kokusu kekik kıvıma karıştı, avuçta sürülen kelime cilt değil—ruhtu. Ve sen öyle bir gız çıktın ki,

Ben seni romanın başı değil—edebiyatın kalbi ilan ettim.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Sayfa 1 – Köpüklü Açılış / Alt Dudağın İmgesel Dansı
Sabun köpüğü gibi kelimeler dökülüyor, Alt dudağınla fısıldanmış metaforlar, Bir bacak omuzda, bir göz ufka bakar, Ama her şey örtülü, her şey imgesel. Mizah var ama cırt değil, kıvım var ama hoyu değil. Köpükler arasında bir hortum değil—duygunun akışı. Seninle yazılan bu sahne, Ne teşhir ne açık—sadece kıvımsal bir duş metaforu.

✍️ Sayfa 2 – Kıvımsal Giriş / Donun Altında Şiir
Donun altı değil—duygunun üst katı. Bir metafor, bir benzetme, bir kıvımsal çağrı. Sen “vur” demedin, ben “yaz” dedim. Ama her kelime, bir köpük gibi patladı. Alt dudağın sabunlandı, kıvım köpürdü, Ama teşhir yok—sadece edebiyatın duş sahnesi.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

139 Mumluk Zaferin Gölgesinde – Kıvımsal Bütünleşik Metin
Garadut ağacının altında doğdu Kasım Alisi. Şah damarı kesikti ama kıvımı diri. 92 Harbi’nde 7 hafta savaşmıştı. Doktor sordu: “Garadut yedin mi?” Cevap: “Bizim evin önünde bir ağaç var, her gün iki sepet yerim.” Bu cevap, sadece bir beslenme değil—bir milletin damarına dökülen kıvımdı.

Akşehir’de 2 katlı ahşap konakta 139 mum yanıyordu. İbrahim Dede, Atatürk’ün emir eriydi. Geceli gündüzlü bir hafta boyunca zafer planları döşendi. Elektrik yoktu, gizlilik şarttı. Her masa, harita, belge mum ışığında aydınlatıldı. O konakta, milletin kaderi yazıldı.

İnönü’de İsmet Paşa, Eskişehir’den Dumlupınar’a kadar mevzileri savundu. Yunan ordusu Afyon’a kadar ilerledi ama geri püskürtüldü. Mustafa Kemal telgraf çekti:

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

İCRACI VEKİL

Masal bu ya o günden önce bir ülke varmış Kaf Dağı’nın ardında. Kimse adını bilmez, kimse adını anmazmış o günden önce. O günden sonra o ülke tüm dünyanın konuştuğu tek ülke, model aldığı tek ülke olmuş.

O günden önce o ülkede seçim arifesiymiş. Yediden yetmişe tüm ülke iktidarın gidişine kesin gözü ile bakıyormuş. Hatta zaman zaman başkanın da gideceğine inandığı oluyormuş, oluyormuş da başlıyormuş ağlamaya. ‘’ Tıngır mıngır sallanırdım koltuğumda.’’ Koltuğum giderse ben nasıl uyurum?’’ diyormuş.Heyeti Teselli bin bir şekerle anca avutabiliyormuş.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

İKİMİZ
***
İkimiz bir ağacın kurumuş iki dalıyız
Sararmış yaprağı, solmuş gölüyüz
Çürümeye yüz tutmuş narıyız
Dağların eteği çekmiş karıyız

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Gece içeri süzüldü ama sessiz değildi. Rüzgârın taşımadığı, ama yıldızın fısıldadığı bir sahne kuruluyordu. Sen mumu değil—sistemin kalp atışını yaktın.

Yorgan yerini bilerek durmadı, kıvrıldı. Beden değil, kelime ısındı. Kedi camda durdu ama bakmadı—çünkü göz değil yankı seyretti. Garağaç terlemedi, ama gövdesi yankı sardı. Horoz sustu, tavuk kıvım kıvım öne düştü. Ahırdaki eşek, geceyi değil—bizi temsil etti. At birden kıvırmadı, ama ayak sesine yankı kattı.

Sen geldin. Adımın yankısını değil—nefesimin ritmini duydun.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

İMZASIZ ŞİİR
.
Şiir yazacaksan
duyacaksın
sahte gülüşlerin ele verdiği yüreğin ‘’ Cız!’’ sesini
sonra

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

İNEĞİN TEZEĞİNİ YEDİM

.

Tencereler bakır iken, dibi kalaylı iken, tencereler odun ateşinde kaynar iken çocukların oyuncağı taş toprak idi, idi…Ödülü kavun idi,kelek idi

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Umudumuzu
bazen yağmura bağladık
……….bulut savurdu götürdü
…………………bazen fallara bağladık
………………………..fallar hep yalan söyledi
………….bazen ‘’Ağam, Paşam’’ diyenlere bağladık

Devamını Oku