Ey sevgili kardeş!
Şirin aklını gerektiği gibi kullanmazsan,
Sen yaşadıkça, iki yakan bir araya gelmez!
Gönlünü rahmani sevgilerle doldurmazsan,
Fani dünyanın sıkıntı ve kederleri bitmez!
Ne yaparsam yapayım gönlüm hoş değil,
Sevgi ve muhabbetlerimin karşılığı yok.
Sevmede mahir olmama rağmen,
Sevmeyi şiar edinen gönlüm muhabbete hasret.
Canlı mahlûkatın en şereflisi olan insan zalim,
Sorumluluğunu bilmeyenlerden ettikçe ediyorum nefret.
Sevdalı yufka gönlüm insan gibi insanlara kalmış hasret!
Sayılı ömür miadımız ha bitti ha bitecek,
Aşk ve şevkle besliyorlar hala birbirlerine kin ve husumet.
Ayaz gecelerde, gel gir koynuma!
Isıt, terlet beni boncuk-boncuk!
Aşığın et at aşkın kemendini boynuma!
Bozulsun uykularım, sevinçten ağlasın bu çocuk.
Baba, dün “yorgunum baba” başlıklı bir şiir dinlediğimden dolayı çok üzülmüştüm.
Hatta öylesine üzülmüştüm ki; tansiyon rahatsızlığım olmamasına rağmen,
Üzüntüden tansiyonum ya çok düşmüştü ya da çok yükselmişti.
Bulunduğum odamın duvarları ha bire dönüyordu.
Sanki vefat edeceğim sandım ve durmadan ard arda kelime-i tevhid getirdim.
Çok şükür birkaç dakika sonra kendime geldim.
Saplama yeter artık ne olur bağrıma aşkın zehirli paslı okunu!
Bir bakışta tanımalısın aşk yolunda gidenlerin aç ile tokunu!
Seven sevmişse ben gibi canı gönülden birini,
Düşünmeden seve seve vermeli sevdiğinin yoluna varını yokunu!
Celalli ve haşin bakışlarla değil, aşk ve sevda ile bak gözlerime!
En sevgili!
Sen, başlara taç, gönülere sultansın!
Sen, insanı insan eden en kâmil imansın!
Sen, insana cenneti kazandıran ihlaslı hüsnü zansın!
Ve sen, insanı kesinlikle şımartmayan şöhret ve şansın!
Bebeğin olayım, al kucağına beni söyle dertli ninnilerini!
Dertli ninnilerinle, dalayım şipşirin derin uykulara!
Kâğıt ile kesik uçlu kalemin olayım, yaz en manidar şiirlerini!
Ama bir ricam var senden, çekme beni duyulmamış sorgulara!
Hiç ağlamamak olmaz!
Bazen de ağlamak gerek!
Hiç gülmemek de olmaz!
Bazen gülmek de gerek!
Çünkü ağlamak ile gülmek birbirinin zıddıdır!
Kemlik bilmeyen gönlümün, sıkıntı ve kederleri nasırlaşmış.
Ne yaparsam yapayım şifa bulmuyor.
Şifa bulmak için çalmadığım kapı kalmadı.
"Sabret diyorlar" ama sabır taşımın taştığını bilmiyorlar.
Keşke sabır edebilseydim belki hulkum biraz genişlerdi.
Sabrı tükenmiş biri gülebilir mi ? Gülse de katiyyen içten gülemez.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.