-İyi ki öğrendik! -
Eskide, düşünceye, şekil veren Sokrat'mış.
Düşüncenin yoksunu, baştaysa, otokratmış.
Hoş mudur, nahoş mudur tipe bakılmaz şimdi!
Kişi dağa meftunsa, radikal demokratmış.
-Olacağı buydu-
Fikirler çokmuş beyim; kaba dolanı çıkmış.
Güle meftun olunmuş; geçte solanı çıkmış.
Nurcular hakikiymiş şu geçen yıla kadar! ..
Görülmüş ki rağbet var; sahte olanı çıkmış.
-Evvel bilmez idik-
Kanunun, geçmişinde, esasisi de varmış.
Deriz ki, olan cürmün, kısasisi de varmış.
Uçucu ve yanıcı, bilirdik biz gazları;
Yeni öğrendik babam! .. siyasisi de varmış.
-Toktamış Ateş:-
Varmıdır ki, bilinmez, teokrasimiz, dedi.
Çok ilginç yapıdadır bürokrasimiz, dedi.
Bir eylül sabahında, tanışmıştık onunla;
Şöyle ya da böyledir demokrasimiz dedi.
İman, güneş gibi, karanlık günde,
Ruhumu derinden ısıtıp yaktı.
Gökte parıldayan yıldız türünden,
Şua'dan, Lema'dan süsler bıraktı.
Ruhumun ebedi hayat kaynağı.
-Güzel bir teşhis! -
Zeki Sezer, Kargaşa, durulmuyor ki! dedi.
Partiler, doğru şeyi, buyurmuyor ki! dedi.
Laiklik'e bir güzel vurgu yaptı toplumda;
Aç olanın karnını, doyurmuyor ki! dedi.
Önce, evlenmiş adam. Resmen nikahlı olmuş.
Yetmemiş... başka bulmuş; dînî nikahlı olmuş!
Sonra, kırıştırmış da bir başka bulduğuyla;
İsmini koyamamış; zevkî nikahlı olmuş!
Hey Efendi! Dünyada gezip tozarsın. Hürsün.
Sözün, özünden olsun; gelişsin, filiz sürsün.
Merak edip bakarsan O Kuran-ı Kerime,
İslam dediğin şeyin tekliğini görürsün.
Emek sunan kişiler, para yardır, dediler.
Para ufaldı cepte, yaşam dardır, dediler.
Enflasyon gündem oldu, canavardır dediler.
Reis duydu bu sözü, dedi: Faiz sebeptir.
Çıkardı hoş ürünler vatandaş tarlasından.
-Ah İstanbul-
Sana, Sen'den baktım Aziz İstanbul.
Nüfus, dokuz milyon olmuş; iyi mi?
Taşra illerinden çıkıp ta gelen,
Bağrına yerleşmiş, solmuş; iyi mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!