-Herkes vekil olmamalı...-
Bir adam, vekil olmuş, kayıp vermiş özünden!
Kabadayı hitabet dökmüş öne sözünden!
Meclis'in saygınlığı, eyvah ki, yana yatmış;
Millet, şaşkın hâl almış bir kuralsız yüzünden!
-Tek başına yapamaz-
Adam, hangi babaya, varlığını yasladı...
parça parça zehirle, insanları haşladı.
Otosuyla sıçradı, çekirge gibi, adam;
Ummadığı zamanda, polislere tosladı.
-Hulki Cevizoğlu sahneye çıktı:-
Yasalar var ortada, uyanlar yokta, dedi.
İşlemler çarpık-çurpuk, işleyen şokta, dedi.
Bir baktı siyasete, yabancılar döllemiş!
Fikir yok. Hedef nanay. İbretlik nokta dedi.
-Özdemir İnce yakınıyor-
Kimi kişi, laf diye, palavraları sıkmış!
Boş sözü fikir yapmış, fikirsizlere tıkmış!
Ulema gözde imiş, bazı kişi nezdinde;
Mütefekkir şeklinde, düşünürcüler çıkmış.
-Büyüğümüz buyurdu:-
Merkeze hayli uzak kalmışlardan ürk, dedi.
Kafada bugün peruk, yarın olur kürk, dedi.
Öyle terim buldum ki, kuşatır her kişiyi! ! !
Sivri değil, uç değil, 'ortalama türk', dedi.
-İlginç tesbit:-
Üniversite kondu, her şehire, fes gibi!
Nam'a önem verildi, geçerli heves gibi!
Purofesör yetişti elbetteki burada;
Hormon ile yetişmiş biber, domates gibi.
-İmza diyaloğu-
Geçmişte, iradeyi, asker yıktı dediler.
İmza sundular kuru, millet bıktı dediler.
Askerler dediler ki, kurudan imza olmaz;
Gördüler ıslanmışı, nerden çıktı dediler.
-Yeni bulunmuş-
Her bedene yakışan, çeşit fanilya varmış.
Pasta-çörek yapmaya, tarçın vanilya varmış.
Patlıcan, biber, ceviz, çilek giller dışında;
Duyduk ki, 'istemezük' adlı familya varmış.
-Mehmet Altan:-
Eskiden, şehir-belde, gezilen şardı, dedi.
İnanç-kültür-sosyallik, hoş yağan kar'dı, dedi.
'Kent dindarı' vasıflı, geldi birden aklına!
Genç olduğum zamanda, bilirim, vardı, dedi.
-Özdemir İnce:-
Kurak yerde üs kuran, belki hancılar, dedi.
Zihnimin merkezine geldi sancılar, dedi.
'Laikçiler' diyene gücenme duydu Üstad!
Onlara salvo attı; 'müslümancılar' dedi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!