saz tutar mı mı söz söyler mi
el vurur mu dil söyler mi
dil söyler de gönül alır mı
gönül alır da akkor tutar mı
akkor teli miyim ki dokunduğun da çalayım
İç çektim tükenişin adına
siper oldum
atılan kurşuna hedef oldum
çekilen okun yayı oldum
hedefe saplanırken
hedefteki tahta oldum
terk etti hayat yoldaşım
yarım bıraktı yarısnı bulma ümidiyle
bilmedi diğer yarısı benim diye
iyisini aradı beni yok sayarak
bilmedi yolun sonunda
istemediği gülü koklayacağını
Canımın canı ömrümün dermanı
hayatla bağım
diğer aleme göç sebebim
cehennemde sen diye yanarım
cennette el üstünde tuttuğum
bu dünyada yar olmak
Gözüm takılır ufuklara
Alabildiğince uzaklara
Yakını görmez oldum
Uzaklar ulaşabilğim yol bana
Yakını görmediğim den
Ne ulaştığımı nede içinde
bir çocukluk rüyasıdır mutluluk
beklemeyle geçer ömür
hep bir bahane vardır
yarın daha güzel olacak diye
bir çocukluk rüyasıdır mutluluk
gözünü kapatıp açtığında göreceğin
ir yüz güldürmenin ne olduğunu
anlamak için
bin yüz ağlatman gerekir
ağlattığın her yüz
gün gelir ağlatman gerekeni güldürürsün
ah eder iç çeker beddua eder
gülün gözyaşları at gibi
dört nala koşar
gök kuşağı kaplar gülü
rengini yansıtır gülün eğik
boynu ışıldayan renklerle
bugün öylesine bir gün
boş anlamsız
bugün her şey ağır
yaşanmaması gereken bir gün
tat almıyorum tat vermiyorum
aslında bugün her gün gibi aynı
annemde gitti babamda
dönülmez yola toprağın altına
hayatta yaşayıp ta bitti desen ne olur
burun kıvırıp kibir yapsan
kızıp küssen seni sildim desen
üzüp üzülsen ne olacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!