Çektiğim cefayı ah! Bir bilseydin,
İnsafa gelir de beni üzmezdin,
Gönül köşkünde bana yer verseydin,
Uzaktan bakarak beni süzmezdin.
Beni düşleseydin rüyalarında,
Sensiz günler zindan oldu geçmiyor,
Kapandı gözlerim kimseleri seçmiyor,
Senden ayrı olmak öyle zor ki,
Ne saatler işliyor ne de günler geçiyor.
Görmeseydim demiyorum,
Doğruyu bul dedikçe; sen yanlışı seçtin,
Belki o tarihlerde çok gençtin. Ama;
Bunca yıl beyhude gezdin, bir baltaya sap olmadın,
Ne kadar uğraştımsa da, sen hiç adam olmadın.
Ömrünce kalmadı, girmediğin boya,
Hava esiyor yağmurlu bir kış günü,
Saat gecenin yirmi dördü düşünüyorum dünü,
Sevgilimin karşıdan masum bakışını,
Ve günlerin hızla akışını.
Yalnızlık dostum oldu, kağıt kalem sevgilim,
Öyle muziptir ki dalında güller;
Sevenleri güldürmekten çatlatır.
Hoyratça değerse tenine eller;
Çimdik atar, gülenleri ağlatır.
Baharla beraber güller şenlenir,
Aşk bana sirayet etmez sanırdım,
Apansız kalbime daldı bu gece.
Uzaktan bakar da gelmez sanırdım,
Oturdu kapıma kaldı bu gece.
Tanrı misafiri yükü çok ağır,
Şimşek çakar gürül gürül,
Yağmur yağar şırıl şırıl,
Şimdi dolu da başlamış,
Ektiğin ekini taşlamış.
Mahsul az olunca
Karakaşın göz üstünde ne güzel,
Seni gören tüm erkekler göz süzer,
Senin gönlün hangi enginlerde gezer?
Gönlüne gün yüzü göster ne olur.
Sevmeyi unutan yaşlı gözlere,
Sözlerle teselli verme ne olur.
Acıyla, kederle çarparken gönlüm,
Alaylı gözlerle bakma ne olur.
Sevince, ayrılık zor olur derler,
Hey! Atkaracalar nedir bu halin?
Ölü toprağı mı serptiler senin üstüne?
Selam vermez olmuş, dostlar dostuna,
Artık rücû etme zamanındır senin aslına.
Nedir bu sessizlik? Allah aşkına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!