Serçelere yuva olmuş bizim fakirhane
Yıllara meydan okuyor bizim emektar
Kim bilir çandısına ne nefesler sinmiş
İçin için efkarlanıyor bizim emektar
Elleri öpülesi emine öğretmen
Söylediğin her sözün altına imzamı atarım
Halkın duygu ve düşüncelerini getirdin dile
Hiç tereddütsüz yanında saf tutarım
Dolar euro son aylarda hortladı
Mangırları faizler topladı
Güle güle göbekleri çatladı
Anamızı ağlattın enflasyon canavarı
Kriz avrupayı kasıp kavurdu
Bir hayli yol almış benim şu ömrüm
Yılları saydım kırk küsur yıl olmuş
Ne evim barkım var ne ocağım
Seneler ömrümden epey yol almış
Ne oldu saltanat peşinde koşan bey oğlu beyler
Şimdi hükmünüz sökmez oldu
Parayla pulla dünyayı satın alacağını sananlar
Şimdilerde esameniz bile okunmaz oldu
Buram buram geliyor baharın kokusu
Çayır çimende gezmeyi özledim
Kuş sesleri tabiatın türküsü
Ilgıt ılgıt esen yellerini özledim
Tabiat ana derin uykusundan dirilir
Etrafımda zamanında pervane olup dönenler
Şimdilerde esintisi bile değmiyor
Sen şöylesin sen böylesin diyenler
Gelip geçerken bile beni görmüyor
izinde resiminde gün gelince kaybolur
Yel vurur toz dumana katar savurur
Ecel gelir beni aranızdan ayırır
Ararlarda karartımı kimseler bulamaz
Seller gibi taştan taşa çarpar durursun
Bize mi garezin ey kahpe felek.
Hep beni imtihanla sınar oldun.
Bize içirdiğin kızılcık şerbet.
Eline kınaları yak kahpe felek.
Elini yakamdan çek kahpe felek.
Ele şirin gözükmek için bin takla atmadım.
Doğru bildiğim yolda çamura yatmadım.
Güçsüzü yok sayıp güçlüyü tutmadım.
Neden hep ezilen biz olduk.
Çakal olup leşe atmadım diş.




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık