Zamana yenik düşmüş
Nedir bu halin emektar
Nice karagünler görmüş
Nedir bu halin bizim emektar
Acı acı kapıları gıcırdayarak seslenir
Kara kara ne düşünürsün
Dünyanın tasası sana mı kaldı
Bir kaybolur bir görünürsün
Az çek ciğarayı bizim köylü
Hep kendine edersin zarar
Bizim sabri kendini bey zannediyor
Olur olmaz sevdalara kanıyor
Kendi kendine gelin güvey oluyor
Vay acırım sabri senin haline
Doğru sözler nadana yaramaz oldu
Eğri sözlerle karnını doyurdu
Satanlar çok üç beş kuruşa yolunu
Aralarda sürünen niye biz olduk
Garibanlığa biz yabancı değiliz
Biz onla et tırnak gibiyiz
Birbirimizden hiç ayrılmayız
Biz onla gardaş gibiyiz
Kimse bohlu dere diye bakmazdı yüzüne
Şimdi çakıl taşına paha biçilmez olmuş
Kurbağalar ses katardı gecenin sessizliğine
Şimdi çakıl taşına güç kuvvet yetmez olmuş
Çok erken ayrıldın aramızda
Böyle çekip gitmek oldu mu engin
Gönüllerimize taht kurmuştun
Böyle çekip gitmek oldu mu engin
Yakana yapıştı dermansız illet
Yanlışa yanlış doğruya doğru demek
Benim boynumun borcu
İnsani insan yapan vicdanının harcı
Düşün sorgula kiraya vermeyin aklı
İnsaf hakim merhamet savcımdır benim
Huri gılmanlı cennet sizin olsun
Ben cennetimi burada bulmuşum
Bu sözlerim aklının bir köşesinde dursun
Ben cennetimi burada bulmuşum
Cahil ile hasbihal olmaz
Ona sinek vızıltısı gelir
Terkin etsem ibret almaz
Ona sivrisinek saz gelir
Kalemine sağlık