aşk ölümün gençliğidir
gölgesiz güneş doğduğunda
duygular gömülür yüreğe
ölümü unutup kollarına koştuğunda.
ümitsiz duran hatıraları yazarsın
Bu sabah uyandığımda
Hüzünlü bir gündü bugün
Atam geldi aklıma.
Gök yüzüne baktığımda
Kuşlar ağlıyordu sanki
biz iki kişiydik
bir gölgem birde ben.
yüzümü çevirdim
gölgem bana küs
hiç sormadı bugün bana güneşi.
Eller ne bilsin
başım duman duman
dünya sanki dar geliyor bana
toz duman oldu kurduğum bütün hayaller
hayal meyal köyüm gelir gözüme,
duvardaki gölgem gibi
keşke zaman yalan olsa
ağlayanlar keşke gülse
baştan sona yalan dünya
pencereme konan kuşlar
Elveda diyecektim gücüm yoktu diyemedim
bir mektup bırakarak çıktım
gözlerimde yaş vucudum titreyerek
hasret çektiğim toprak kokan köyümde
ben bavulumu yolda bile attım
ben derdimi kime yanam
yıllardır acı çeker dururum
ağlamaktan inan ki çok yoruldu
söyle dağlar ben derdimi kime yanam
bak gideli kaç yıl oldu
Erzincanım erzincanım
sensiz nedir benim halım
ağrı vurdu sızlar yanım
benim güzel erzincanım
bağların üzüm dolu
Erzincanım erzincanım
ne güzeldir mercanım
iğit dolu tercanım
benim güzel erzincanım
bağları üzüm dolu
her bayram geldiğinde boynum bükülür
duvarlara baktığımda yaşlar dökülür
ah çektikçe sanki ciğerlerim sökülür
gözlediğim bayram bu değil benim
yüreğimde hasretlik buram buram esiyor




-
Hüseyin Çubuk
Tüm YorumlarÇok güzel bir çalışmaydı..
Kutluyorum samimi yürek sesinizi..
Tam puanımla.. (Antolojimde)
Saygı ve Selamlarımla
HÜSEYİN ÇUBUK