Aldık abdesti kıyama durduk
Tabii ki bir akitle yola koyulduk
Söz verdik söz sözde bulunduk
Niçin akit nasıl bir söz bilen yok
Verdiği söze hakkıyla uyan yok
Bazen kalkar bazen düşer
Dala aldanma sen gönül
İnsan servetinde pişer
Vara aldanma sen gönül
Zaman anlık gelir geçer
Kibir sofrasında oturma boşa
Ölümde et geçmez olsan da paşa
Nefis çıldırtıyor gidiyor hoşa
Gelenlere bir bak duranlar var mı?
Esirsin nefsine hey dara gidersin
Neden böyle oldu erken ayrılık
Gitme diyemedim vay gardaş
Sonu acı olur olan dargınlık
Gitme diyemedim vay gardaş
Gardaş acısı ki derin bir yara
Böyle mi olurdu böyle mi sonu
Köyler viran olmuş köy viran olmuş
Kimler harap etti kim harap bunu
Köyler viran olmuş köy viran olmuş
Dalları kurumuş yapraklar kuru
Acı çeke çeke soldu rengimiz
Kıyas ettik bak bozuldu dengimiz
Şeytanlara karşı hiç bitmedi cengimiz
Bir de uğraştırma yâr beni beni beni
Yüreğime acı katıp yoğurma
Badem gözlerin yaşardığında
Akar kirpiğinden sel yavaş yavaş
Ah uzar da uzar gönül dağında
Laleler boyun büker bel yavaş yavaş
Eğdi ya boyun zaman hüzünde
Yine kışı gelmiş köyümün
Karşı yamaçlara kar yağmış gülüm
Göçler eyleyip gurbete dönün
Ellerin buz tutar titrersin gülüm
Yükseklere boz dumanlar çöküyor
Bir taraftan köşeleri tutmuşlar
Bir taraftan hamuduyla yutmuşlar
Yükseklere otağları kurmuşlar
Tepemizden bize bakanlar çoktur
Kimisi açlıktan gözü uyku tutmuyor
Ne anladın gardaş fani dünyadan
Bu gayret bu hırs yorma kendini
Senin olmayan yer uyan uykudan
Beş metre bez için yorma kendini
Bütün gayret bütün çaban oraya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!