Bizim bu ülkede tuz kokar
Gelir zehirli yılan sokar
Tabiat kanunudur der
Liyakat sizlar yüze bakar
O sen ben seçtik ya bunları
Yılların omuza yüklediği
Yaşanmış olan hikayelerin
Hüznünü ve de acılarını
Çalınacak üçtelli curanın
Telerindeki titreşimler ile
Dağılır kafamdan belki gider.
Her sonbaharın gelişi
Vede yaprak dökümü
Seni hatırlatır bana
Peşinden gelen kış
Zorlukları ile yürek daraltır
Vede sensizliğine ağlatır.
Yalnızlığım da seni ana ana
Seni şiirlerimde yaza yaza
Bir türlü seni bitiremedim
Ben seni ne çok seviyor muşum
Meğer sen unutulduğunu,
Ne kadar iyi
Ne kadar fedakâr
Bir kişi olursan ol
Ne olduğunu ne yaptığının
Pek de önemli değildir
Kıymet bilmeyen için
Dertler sarmış beni kenar bucak
Zemheri de hiç mi tütmez ocak
Kendi kaderine de yenik düşen
Başka varmıdır bilmem benim gibi
Geleceğimizin hayalini kuruyordum
Gerçeğini bilmiyorsan hiç söyleme
Birde sana ait değilse sahiplenme
Arzuladığın varacağın o hedefler
Dosdoğru bir yolda değil ise yürüme
03.04.2025/Mersin
Düştüler hep birer birer tüm cemreler
Uçuşurken çevremizde kelebekler
Mor menekşe kuytuda ilgi beklerken
Sen hep yüzünü zemheriye dönersin
Niye bir nisan şakası mı yaparsın
Gencecik fidanlardık yeryüzünde
Hiçte eğilip bükülmezdik
Sert esen tüm rüzgarlarında
Beni sevenlerinin gözünde
Bilmem hangi ülkenin
Hangi yüksek dağının
Yamacında oluşmuş mağaraya
Avcılarından kaçan hayvan misali
Gelipte buraya sığınmış gibiyiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!