Gözlerin yaratıldı ve dahi günahlarım...
Ellerimde kıpkırmızı bir karanlık
Ruhum bulutlar üzeri şimdi
Şehir darmadağın, gökler yıkık
Virane bir mabettir sözlerim artık
Yeni sözcüklere ihtiyacım var, tarife!
Not düşmek istiyorum bu duyguyu tarihe
Sırılsıklam olmalıyım yağmurunda kelimelerin.
Sonrasında bir sünger gibi sıkarak beynimi
Bulmak istiyorum en saf düşüncelerimi
Ne harpler yaşandı bilsen gönül ülkemde
Tek yeşil yer sendin oysa solmuş kalbimde
Bu kadar yaklaşmışken kavuşmaya ellerimiz
Hiç bu kadar uzaklaşmamıştı fikirlerimiz
Gidişini izlemek zor gelecek biliyorum
Deniz feneri yıkıldı sular çekildi,
Ay söndü, yıldızlar kör kaldı!
Akıl defterini yırtmanın tam zamanı şimdi
Ne geceden ne gündüzden eser kaldı
Ağaç kurudu son yaprak da ayrıldı,
Tek renkle tüm hayalleri nasıl
Renklendiriyorsun anlatsana
Ya da sen sus, ses etmesin kelimeler
Bozmasın huzurumuzu.
Şarkılar söyleyelim ya da şiir
Ne farkeder, yürüyelim sadece karlı yollarda..
Onca yıl bekledim seni
Bilemezsin sana biriktirdiğim kelimeleri
Hüznü, sevinci, neşeyi..
Maviyi, sarıyı, kızılı, yeşili...
Siyahı simsiyahı,
Gözlerini!
Bilemezsin biten bir yangında son ağlayanı
Bulamazsın sönen bir közde ilk yalanı
Göremezsin kanatlanan dünün kırıklarını alnında
Anlayamazsın Umutlarını hangi isyanın yaktığını!
Eritirsin buzlarını gözlerin, siyah Sularında
Rengi midir saran, kokusu mu hüznü dalların
Yoksa çeşmelerden sızan duyguları mıdır suların?
Müjdecisi midir kuşlar yeni baharın,
Kanatlanan kışların?
Hüzne kardeş olsa da yağmur,
Düşse de bütün yapraklar
Kimsenin anlamadığı dilde,
Hiç kimsenin bilmediği kelimelerle
Yazsam seni; anlaşılmaz mı kalırsın,
Yoksa benzersiz mi?
Misal, Süleyman’ın hüdhüdü anladığı dilde,
I. Ölüm
Sıratın keskinliğinde ikameti,
Var mısın anlamaya!
Haydi, sor gücün yetiyorsa sormaya!
Varsa cesaretin, kitabını baştan yazmaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!