Hudutsuz Araf Şiiri - Zeyneb İçli

Zeyneb İçli
12

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Hudutsuz Araf

Zaman, kendi sinesinde büyüttüğü her yarayı yine kendi akışının kayıtsızlığıyla vaftiz ediyor. Bizler, göğsümüzün sol hanesinde bir medeniyet enkazı taşırken, sokakların o telaşlı ritmi, inkârı imkânsız bir mukavemetle bidayeti fısıldıyor. Bir yanda hicranın o dipsiz, dikey kuyusu; diğer yanda ise günün, her şeyi eşitleyen yatay ve alelade yüzeyi… İnsan, o amansız dikey sızıyla yaşarken, sırf nefes almanın o küçük, ehemmiyetsiz mekaniğine itaat ettiği için sığ sulara demirli kalıyor. Aslında her gece perdeleri çekmek, dünyaya ilan edilen sessiz bir harp ilanı; her sabah uyanmak ise o harpten mağrur ama yaralı bir sulhla çıkmaktır.
Dünya, kendi yangınını kutsayanı unutup gider; seni o muazzam kederinden, ekmeğin o çiğ kokusu ve saksıdaki toprağın dilsiz sabrıyla uyandırır.
Ufku zapt eden o koyu meçhuliyet, dünün tekerrüründen süzülen bir korku değil, bilakis, her şeyin nihayete ereceğine dair o sarsıcı vaattir. Zira hayat, zıtlıkların o tekinsiz ahenginde nefes bulur: En muhteşem veda, içinde en taze avdeti barındırır ve insan, kursağında biriken o dilsiz hecelerle yürürken aslında kendi cenazesinin arkasından giden tek canlıdır. Devam etmek, o zihindeki ezelî fona eşlik edecek yeni bir ses bulma ümididir. Yolun nihayetsizliği ayakları yorsa da, menzilin bizzat yürümek olduğunu anladığın an, o omzuna mıhlanan zorunluluk, bir rüzgâr olup saçlarına dokunmaya başlar.

Zeyneb İçli
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 21:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Anonymous unnamed
    Anonymous unnamed

    Bu muazzam his ve sanatı bizimle paylaştığın için teşekkürler.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)