Hoş geldin, ey buz gibi karanlığı üstüme örten gece!
Hoş geldin, bir türlü çözemediğim karmaşık bilmece!
İçimdeki yabancı, hoş geldin!
Herkes güle oynaya, ben ise kör azaplardayım
Aynada silmişim yüzümü, aynalı bir zindandayım
Aynadaki yalancı, hoş geldin!
Her gün çekilirim usulca kendi içime
Yağmur yağar, ben seyrederim gizlice
Gözümdeki yaş, hoş geldin!
İstemem şen şakrak dünyayı, alın sizin olsun
Yüreğime hüzünler, matemler tek dolsun
Bağrımdaki taş, hoş geldin!
Hoş geldin azap çile, hoş geldin hüsran hicran!
Hoş geldin, beynimde fokur fokur kaynayan!
Hissiyattaki ölü, hoş geldin!
Dünya yalancı sevgilim, beni aldatır durur
Bu ten gün gelince, ebedi mekanını bulur
Topraktaki ölü, hoş geldin!
Herşey bozbulanık, gözlerim fersiz
Duygularım şekilsiz, düşüncem dilsiz
Ruhumdaki kara, hoş geldin!
Benliklerde karartı, bir sarsıntıdır herkeste
Üşüyorum, dost denilen anlamsız yüzlerde
Rüyalardaki Leyla, hoş geldin!
Fikir ölü, akıl boş çanak, her yan çıkmaz sokak
Bir ses gelir seslerden, ölüm var ne yapsak?
Ey ölümsüz düşünce, hoş geldin!
Azad ettim hepsini, fanilikten yana ne varsa bende
Yeniden diriliyorum sonsuzluğun nurlu rahminde
Ey ölmekteki çare, hoş geldin!
Ömer Sayın İlkay
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 16:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!