Şiir yazmaya İmam Hatip Lisesi ortaokul sıralarında başladı. Bir süre yerel bir radyoda şiir programı hazırlayıp sundu. Otuz senelik şiirlerini bir araya topladığı „Ömrümün Son Akşamı" adında bir şiir kitabı bulunmakta.
Hayvanlardan öğrendik pek çok şeyi
Kuş gibi uçmayı, balık gibi yüzmeyi
Öğrenmedik elbet yetim hakkı yemeyi
Aklıma geldikçe utanasım geliyor
Bebek ortada kalmış, anaya muhtaç
Ve zaman akıp gider
Yollar gibi kıvrım kıvrım
Et tırnağa kan güder
Nedir bu korkunç tılsım?
Hazan vurmuş evlere
Bende bir sır düğümü
Çözebilene aşk olsun
Sevincim bir kör düğünü
Görebilene aşk olsun
„Hayat mayat“ der şair
Anlamsız bir ifadedir yüzümde beliren
Bomboş hayatın tokadıdır yüzüme inen
Aynalar bile düşman, gerçeği göstermiyor
Dönüp dolaşıp hep aynı yalanı söylüyor
Geçen onca yıl kayboluveriyor aynada
Aynadaki yüzüm koşuyor o an imdada
Üşüyorum;
Buz tutmuş körpe tenim
Tipide savrulmuş gençliğim
Yağmurlarda ıslanmış düşlerim
Çığ altında kalmış yüreğim
Tiril tiril üşüyorum
Kalmadı mecalim, gücüm kalmadı
Eridim tükendim, bilmem nedendir
Ahvalimi anlatmaya dilim varmadı
Lâl olup süzüldüm, bilmem nedendir
Gördüğüm düş mü, yoksa bir serap mı?
Bir yağmur sonrası, içime düştü hüzün
Sinemde başladı amansız bir sürgün
Yalandır böyle içli içli güldüğüm
İnsanları tanıdıkça insanlara küstüm
Bir yağmur sonrası içime düştü hüzün
İçimde anbean büyür sensizliğim
Gözlerim çoraklaşır, yaş dayanmaz
Beklerim nicedir haberin gelmez
Sabrım tükenmekte inan, taş dayanmaz
Kul unutur kulluğunu
Dünya dünya diye
Aşık arar maşukunu
Leyla Leyla diye
İnsanoğlu öğrenmedi
Uykumu bölen düşünceler
Ayrılmazlar ki penceremden
Bir sürü neden ve niçinler
Çekiştirir düşüncelerden
Varlığı kavramayan insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!