Bir zamanlar çocuktu ve büyüdü
Nerde benim annemin öpüşleri,
Sarmalamaları, koynuna alışı?
Bir ben garip,sokakların gecesinde,
Ufuğa bakacak kadar yok boynum,
Ben limanını kaybetmiş bir gemiyim,
Dönüp dolaşıp aynı yere geldim,
BEN SANIRDIM Kİ
Seher vakti durdum, düşündüm,
Ben sanırdım ki,her gecem
Mapusta başlamak sabaha, soğuk sopayla
Hırçın sevişmeleriyle dünyanın sabahına,
Bir yılda beş yıl yaşlandım
Herkes şen şakrak, ben yukarıya baktım
Nedense gelmedi güneş,
Ben daha doğduğumda teşkale içindeymiş
Dünya; denizler küsmüş,
İnsanlar mahşerde gibiymiş.
Biliyor musun Muazzez?
İnsan Kendi içinde ölünce gözleri kupkuru olur.
Kendi içinde içselleştirdiği insan,ne insandır o yükselir göğe, gözleri kan
Nedir o bacakları çırılçıplak sızlayan,
Bilir misin Muazzez?
Sen yıllar yılı suskun,sen kan,sen namussun
Ayaklar altında mağrur göz çanakları,
Merdivende kalmış, yüreğinden delik çoraplarım...
Masa altında arsız ellerini sarmaşık gibi karıştıranlar...
İktisatçı, iki külçe altınıyla ahkâm kesiyor;
Yeminde yeminsiz eller,
Boğazlarından çıkan cızırtılarla onu geçmeyi yeğliyor.
Kimse de dur demiyor yaza...
Halbuki ne beklerdiniz kışın zalim günlerinde?
Bir insan;
Ayrılığın aydınlığı,
Tabiat ananın yaratığı,
Allah'ın kullarından en acizi, en çaresizi...
Bir ayrılıktır ki ilelebet sürecektir,
Bir kayboluştur ki payidar kalacaktır.
Pinhândır gözlerim,
Şebim yâr,
Kal, niceler gitti...
Kal ya da eksik olsun böyle sessizliği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!