SORDUNUZ MU
Yavru serçenin boynu niye böyle bükük
hiç çıkarmıyor kanatlarının altından
yoksa üşümesin diye düşlerini mi ısıtıyor
sıcacık tüylerinin arasında incitmeden.
Bin kere yeniden doğarak
yeşerip tomurcuk olmak çok mu zor
kim istemez.
Kapalı gözleri açarak, kan kusan ağızları kapayarak
cana can katmak dururken savaşmak kim ister.
Geniş topraklar düşleyip, üzerinde umutsuzca yaşamak
Aralasam da bakamıyorum gözlerim küs bana
Kirpiklerim de ortak olmuşlar demir kafes bana
Zor geliyor çıkıp firar etsem bilmem suç mu bana
Söylemediler ki özgürlüğü sevmek suçmuş bana.
Susuz dereden su getir akıt dediler her yana
TUT SEVDANI
Sararıyor yapraklar, çiçekler de soldu, kim der kaderden
yaşla doldu gözlerin ikisi de, denilmez mi kederden
ağlasan da ağlamasan da, giden dönmez gittiği yerden
ne bir ses ne bir selam gelir, bekleme beklemen nafile.
SOLMAZ GÜLLERİM
Gönlüm de açıldı güllerim de, gel topla derim
Aman ha deme de kokla, acıtmaz dikenlerim
Hani seviyorsun ya, doğruysa düşüncelerim
Tutup koparsın ellerin, dokunsun dudakların.
Uğramalı gül dibine
okşamalı, dikenini koparmadan
sevgi yoksunluğunu yudumlayarak
su içmeli kuzularla birlikte
alın teriyle yapılmış oluklardan
işte mutluluk budur, bize yakışan.
Sen, ne dersen de
Ela gözlüm ve darılma,
ilk ben değilim gören
kimler söz etmedi ki,
manavından balıkçısına,
tatlıcısından işkembecisine
NİYE TELAŞ
Sol yanı güller açmış yüzümün, ilkbahar
feri kalmamış gözlerimin, sana ağlar
sağ yanına sonbahar gelmiş gazel döker
donduramam sevdanı gönlüm, niye telaş.
MAHCUBUM
Yerle gökyüzü birleşmiş, yapışırcasına
altlarında özgün akan Dicle,
bulanık, yorgun mu yorgun
çağıltısı yaklaştıkça
BİRLEŞSİN VAKİTLER
Çabuk varıyorlar birbirlerine
aram açık vakitlerle,
seher vakti seninleyim
ayrılmak istemem sıcak bedeninden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!