Titrek vuruşlarla
ince dala tünemiş
yavru serçe gibisin kalbin,
cik cik cik.
Ürkek bakışlarla
kör kurşundan sakınan
Analar,
ela gözlü, başak saçlı,
kiraz dudaklı, elma yanaklı evlatlar doğurmuş
çelik çomak oynayan, bilye görmemiş
çifter çarık eskiten sürü peşinde.
Çocukları;
KOPMASIN
Kağızmanlı,
çiçek bastı elmaların dalları
çeşit çeşit kokuyor
has bahçenin karanfilleri.
Analar kara bağlamaz,
analar ağlamazdı
sen istemeseydin.
Babaların başları önlerinde olmazdı
sonsuzluğa dek,
hıçkırıklar duyulmazdı.
Alışığım sana ben
olamıyorum sensiz
bir ben değil tüm insanlarda sensiz olmasınlar
yüreğinde ben benim
sensin yüreğim,
sızlamıyor aldığım yaralardan
KİME NE
Siz,
gözümün yorgun kirpikleri
durmak bilmeden
kapanıp açılan gözkapaklarım
Bu gece mehtap olmasın
dolansın saçların, mavili yeşilli
yosunlar gibi sarsın bedenimi
dalgalar içindeyim, kurtulamam
kurtulmak hiç mi hiç yok aklımda,
fırdöndünün ucundaki kurşun gibi
Her gece usulca gelir diye
bir yanını ayırıyorum yorganımın
altında hinlikler, sinsice gülümsüyorum
senli bir dünyam var düş dolu
kuşların ötüşünü duyduğum sabah olmasın istiyorum
kim bilir o yorgan bir daha çağıracak mı
Bölüyor hayallerimi
yolcu trenim
son vagonun son penceresindeyim
belli ki sonbahar,
etraf sapsarı
sırf dalları var kavakların
Bunca zamandır sırdaşındım,
düşünmedin mi yalnız kalacağımı
korkuttun,
geceler boyu hep düşledim
seni senden habersiz
yaralar aldım, acılar çektim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!