Hicivname
Adalet mülküne çekildi davar,
Terazi kefesi şaşar mı şaşar.
Doğruyu söyleyen dert ile duvar,
Yalanın kervanı koşar mı koşar.
Meydanlar dolunca vaatler biter,
Mutfakta tencere dumanı tüter.
Yoksulun feryadı göklere yeter,
Sabrın da bardağı taşar mı taşar.
Liyakat kapısı sürgülü kalmış,
Emanet ehline verilmez olmuş.
Gül benzimiz sararmış, solmuş,
Dertlerimiz boyu aşar mı aşar.
Sarayda ziyafet, halkta ise gam,
Her doğan güneşe eklenir bir zam.
Huzur dediğimiz sanki bir rüyam,
Umutlar yokuştan düşer mi düşer.
Kalemler kırıldı, sözler tutsakça,
Bölündü lokmalar, yenmez hakça.
Kuvvetli olanın cebinde akça,
Zalimin iştahı şişer mi şişer.
Gelenler gideni aratır oldu,
Dostun bahçesine baykuşlar kondu.
Vicdanın ateşi üşüdü, dondu,
Gönül bu duruma küser mi küser.
Kul Zerrin sazımız hakikat için,
Sorulmaz oldu hiç neden ve niçin.
Yoksulun sırtında hırkası bitkin,
Bu devran böylece geçer mi geçer.
Hasan Belek
Akçay
Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 15.04.2026 09:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!